Category archive

İlk İzlenim Her Zaman Doğru mudur?

“İLK İZLENİM” YÜZEYSEL BİR SUNUM

by

Bu hafta “İlk izlenim her zaman doğru mudur?” münazara konusu altında ilk izlenimi sorguluyoruz.

 

Evet nedir ilk izlenim ve ilk izlenim bizi her zaman doğru bilgiye ulaştırır mı? “İlk izlenim” kavramı insana, muhatabı hakkında  yargıya varmasını sağlayan bir kavram gibi görünse de ” ilk izlenim” her zaman doğru yargıya varmamızı sağlar mı? ilk izlenim, ilk karşılaşma, ilk konuşma, ilk iletişim, önemli kavramlardır tabi. Kişi hakkında mutlaka bir ipucu verir fakat “ilk izlenim” oluşturulurken karşımızdaki insanın ne kadar profesyonel bir karakter değişimine uğrayacağını bilemeyiz.Karşımızdaki kişi tüm hayat kategorilerinde de böyle midir? Evde, işte ,okulda ,otobüste,siyasette, alışverişte… işte bunları anlamak oldukça güçtür. İlkler her zaman “doğru ya da yanlış” bir yargıya ulaştırır elbet.Bu ilklerin belirleyici bir rolü olmakla birlikte; İnsanlar bu ilklerinde dürüst müdür?

-Bence sayılmaz!

Yaşadığımız evrende insanlar yalnız kalmamak ve bir arada yaşamak üzerine kodlanmışlardır. İnsanlar; kendi karakterini, becerisini, yeteneğini, yapabildiklerini, farkını ortaya koymak ister. Farklı olmasa da farklıymış gibi anlatmak da ister:) Bu nedenle insanlar kendini kanıtlamak adına kendine bir dünya oluşturur ve o dünyadaki sergilenen oyunun başrol oyuncusudur. “Nabza göre şerbet vermek” deyimi vardır ya aslında bir nevi tam da bunu yapar insan. Söyleyeceği çok şey vardır ama ortam uygun değildir, insanlar uygun değildir. İşte yanlış olduğunu düşündüğü herşeyi yapmasının nedeni sistemin işleyişidir ve insanların bir arada yaşama iç güdüsünün bir gereğidir.

Doğru ya da yanlış ilk izlenim “etkili bir iletişimin” yapıtaşıdır.Fakat her zaman ilk izlenimi baz alırsak karşımızdaki kişinin sadece şu anda “yaptıklarına” odaklanır ve ” yapabileceklerine” fırsat tanımamış oluruz.İlk izlenimde kişiyi bütün olarak göremeyiz.Oysa ki insanların yaşanmışlıkları, anıları, yapabileceği herşey fazlasıyla değerlidir.Gerçek hayatı hakkında fikir sahibi olmamızı sağlar. Fakat ilk izlenimde sadece yüzeysel bir bakış açısı sunarız.

İnsan hayatının ” sebep sonuç” ilişkisi çerçevesinde var olduğunu düşünürsek  “ilkler” bir sebep , sonrası ” sonlar” ise sonuçtur.Bu açıdan ” ilkler” her zaman birinci ve kazanıyor gibi görünse de ” sonlar” en etkili ve en akılda kalandır.

 

 

 

 

İLK 30 SANİYEDE MASKELERİ DÜŞÜRÜN

by

Son zamanlarda tanıştığım insanları şöyle bir düşündüm de… Sanırım yeni tanıştığım insanlar hakkında ilk seferde yargıda bulunmak benim için biraz zor. Hislerime güvenmek dışında tam olarak noktayı koyabilmem için biraz zamana ihtiyacım olabiliyor. Güvendiğimi sandığım kişinin arkamdan iş çevirmesi, aynı ortamda bulunmak bile istemediğim şahsın aslında sandığım kadar uyuz olmaması, hiç ummadığım insanların yine hiç ummadığım hal ve davranışlar sergileyerek beni şaşırtması… Hepimiz zaman zaman yaşıyoruz değil mi?

Peki her seferinde insanlar hakkındaki ilk izlenimlerim hep mi beni yanıltıyor? Tabii ki hayır. Tam 12’den hedefi vurduğum zamanlar da var. En azından Rehargan ekibi ve eşim konusunda yanılmadığımı biliyorum. 🙂

Beraber çalıştığım bir arkadaşımın insan sarrafı olduğunu söylemesi ve insanları ilk seferde tanıması bana mucize gibi geliyor mesela. Gerçekten ‘insan sarrafı’ olabilmek mümkün müdür peki? Şu ana dek yanıldığına denk gelmesem de %100 her oltaya balıkların takıldığını da söyleyemem. İlla ki yanılma payı vardır, olmalı yani değil mi? Sonuçta bir çok insan, ki günümüzde oldukça sayısı arttı, kendilerini tamamen unutup başkası gibi yaşamaya, kendini de başkası gibi tanıtmaya çalışıyor. Şu hayatta sen, sen değilsin gibi… Dış görünüşüne bakarak kuzu olduğunu düşündüğün kişinin içinde bir kurt yaşıyor olabilir. İnsan çeşit çeşit maske takar da diğerleri farkedemez bile. Bu durumda ilk izlenim her zaman doğrudur diyemem.

İşim dolayısıyla bir çok iş görüşmesi yapıyorum. Hatta bu görüşmelerden birkaçını sevgili Nihce ile birlikte gerçekleştirdik. Güzel anılar biriktirdiğimizi söyleyebilirim. 🙂 Neyse… İş görüşmelerinde ilk olarak kapıdan içeri
girdiği zamanki davranışlara dikkat ediyorum. İnanın kendini çok belli ediyor. Yeri geliyor elimi sıkıp sıkmaması bile önem taşıyor benim için. Gülümseme mesela… Oldukça önemli bir faktör. Heyecanını, gerçek duygularını kişinin, en güzel ifade edebildiği etkendir. Samimiyeti yada sahteliği ele verir. Bakışlar, dış görünüş, ses tonu, konuşması…
Her zaman bu izlenimlerimle doğru sonuca ulaşabiliyor muyum? İçinde başka bir insan barındıran insanlar yüzünden hayır. Ancak şu var ki insan sarrafı olmak öğrenilebilir bir meziyet. Öyleyse ilk kez gördüğü kişi hakkında hüküm verebilen çalışma arkadaşım mucize gerçekleştirmiş olmuyor. Tamamen zamanla ve tecrübeleriyle elde ettiği, sağlam bir özellik kazanmış oluyor.

Bu arada söylenene göre, ilk kez karşılaştığımız biri hakkında fikir sahibi olmak için 30 saniye yeterliymiş. Kişi ile olan ilk izlenimin yüzde 93’ünü ‘sözsüz iletişim’ dediğimiz beden dili, yüzde 7’sini ise kişinin ne söylediği oluştururmuş. O halde iş görüşmelerinde beden diline dikkat etmemiz gerektiğini aklımızdan hiç çıkarmayalım. Ve gülümseyin ama gerçek anlamda samimiyetinizi ortaya koyarak ancak kendinizi katiyen zorlamadan. Karşınızdaki hakkında bilgi edinmek içinse izleyin ve iyi dinleyin. En azından ilk 30 saniye.

PEKİ YA TANIDIKTAN SONRA?

by

Bazı insanlar tanışırken kendinden çok başka birisiymiş gibi tanıtır kendini ama vakit geçtikçe özüne döner ve haliyle ilk anlattığı, ‘ben’ diye tanıttığı kişiden eser kalmaz.

Peki bu bize ısrarla ilk izlenimin doğru olmadığını mı gösterir ?

Tabii ki hayır.

Çok insan sarrafı değilimdir. Kimin nasıl olduğunu ilk bakışta çözemem. Evet bir düşünce oluşur aklımda ama o düşünceyi hemen o insana etiketlemem.

Evet bazen bazı insanlar tanışırken kendini bize farklı gösterebilir. Fakat bazı insanlar da kendisini nasıl ifade edeceğini bilemez, çekinir. Bu duruma bakılırsa da o kişiye pısırık demek gerekir o zaman, ilk izlenim düşüncesiyle. Ama yanlıştır işte. Zamanla özünü gösterir içini açar,  kendini ortaya koyar. İyi yada kötü.

Yani insanlara aslında ilk izlenimden çok bence ilk şansı verdiğiniz zaman bakmalısınız.

İlk izlenim sizi ön yargıya da götürebilir.

İlk izlenimine bakıp elinizin tersiyle ittiğiniz insan elmas kadar değerli, güzel, mükemmel birisi olabilir.

Bunu yaşamadan, tanımadan bilemezsiniz.

Bir insanın ilk izleniminin hiç bir zaman unutulamayacağı söylenir, peki o insanın içini tanıdıktan sonra ilk izlenimin ne kadar önemi kalır sizin için?

HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?

by

HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?

Nedir ilk izlenim? İlk izlenimi ve ön yargıyı ayıran nedir? Nedir ilk bakışta bir insanda yakalayabildiklerimiz? 3 saniyede birini gerçekten tanıyabilir miyiz? İnsan bu kadar basit bir varlık mıdır? Yoksa ilk izlenimde başkalarını hemen tanıyabilecek kadar komplike midir? Seneler sonra da aklımıza hep o ilk an mı gelir? O ilk bakışa mı aldanırız hep? Ne kadar kalıcıdır göz kırpıncaya kadar geçen zaman? Ve asıl soru:

İlk izlenim bir ilişkiyi nasıl değiştirebilir?

Biz insanların niyet okumak gibi bir gafleti vardır çoğu zaman. Kimi ilk 3 saniyede yapar bunu, kimi bir ömür boyu, kimi bir hareketiyle yargılar insanı, kimi onu bile beklemez, direk etiketler. İlk izlenimin etkili olduğu gerçeğini inkâr edemem, edenleri de çok samimi bulmam açıkçası. Ancak ilk izlenimin “her şey” olduğu yanılgısına düşenlere de aynı şekilde yaklaşıyorum.

Biz bu hafta seçtiğimiz münazara konusuyla “İlk izlenim her zaman doğru çıkar mı?” sorusunu farklı açılardan ele almak istedik. İlk izlenimle alakalı kafamda bir sürü soru canlandı ve zaten kararsız biri olarak yine bu konuda da biraz arafta kaldım diyebilirim. Ancak çok düşündüm ve bir karara vardım.

İletişim okumuş biri olarak beden dilinin ve sözsüz iletişimin gücüne çok inanırım. Hiç karşılaşmadığımız biriyle ilk izlenimi oluşturan en önemli unsurlar da doğal olarak jestler, mimikler, ses tonu, hareketleri, konuşması, kıyafetleri, kullandığı renkler, fiziki özellikleri, gülüşü… gibi gibi derken çoğaltabiliriz. Bunların çoğu bakıldığı zaman karakteri temsil etmez ama aynı zamanda kişinin bir silueti gibidir. Bu nedenle ilk izlenim derken aslında sık sık ön yargıya düşeriz. Bir yerde okumuştum ve belki sizler de daha önce duydunuz: “İlk izlenim için ikinci bir şans yoktur.”

İlk izlenim buradan da anlayacağınız üzere oldukça acımasızdır. Değişimin bu kadar hızlı olduğu ve insanların kendini bile tanıyamadığı bu gezegende birini ilk görüşte tanıyabileceğini ilan etmek, kahinliktir. Dilediğin kadar çok insanla muhatap ol, birçok şehir gezmiş, birçok insan görmüş, birçok kişi tarafından kandırılmış ol. Hiç fark etmez. İlk izlenim ne yazık ki her zaman doğru çıkmaz. (Keşke çıksaydı o zaman her şey daha kolay olurdu. ) Tabii deneyimin ve tecrübenin yanılgıyı azalttığını kabul ediyorum ancak insan aynı hataları defalarca yapmaya meyillidir. Kimse de kimseyle ilgili ilk görüşte doğru karar veremez; verirse de şans eseridir.

İlk izlenimle ilgili asıl handikap ise şudur: ‘İlk izlenim aslında kişinin bize yansıttığının yanı sıra zihnimizde davranışları ve biçimleri nasıl kodladığımızla alakalıdır.’ Yani ilk izlenim aslında karşıdakiyle değil, bizimle alakalıdır. Basitçe örneklendirecek olursak, senin yeşil gözlülere zaafın vardır ve yeşil göz sende olumlu bir etki bırakır. Ancak “B” kişisi için olay tam tersi olabilir. Gördüğünüz üzere ilk izlenim tamamen subjektiftir. Bu nedenle yanıltıcı olduğunu kanıtlamış sayılabiliriz. Çünkü bizim doğrularımızın safi doğru olduğu gibi bir gerçeklik söz konusu değildir.

Buna karşın yine de ilk izlenim bizleri oldukça etkilemektedir. Doğru olmasa dahi… Arama motorlarına ilk izlenim yazdığınız zaman, iş, aşk, filmler, arkadaşlıklar ve birçok değişkenle birlikte ‘ilk izlenimde başarılı olmanın yolları, ilk izlenimi değiştirmenin yolları’ gibi başlıklar çıkmaktadır. Bu da demek oluyor ki, ilk izlenim hepimiz için hayatın her alanında önemlidir. Ancak benim burada değindiğim nokta ilk izlenime göre hareket etmenin çoğu zaman yanlış olacağıdır. Çünkü daha sonrasında kişilere farklı anlamlar yükleriz ve ilişkiler inşa etmeye başlarız. Eğer her zaman ilk izlenime göre şekillenseydik, şu an hayatımızda olan bazı insanları hiç tanımamış olacaktık.

Peki ya…

İlk görüşte aşk var mıdır? İnsanlar hiç değişmezler mi? Yeni tanıştığımız bir insan hakkında ömür boyu sürecek bir yargıya nasıl ulaşırız?

İlk izlenimden bahsederken ilk görüşte aşka değinmeden geçemeyeceğim. Çünkü ilk izlenimin doğru olmayacağını savunurken, ilk görüşte aşka inanırım. Hatta ilk görüşte olmayan aşkın ancak “SEVGİ” olabileceğine inanırım. Çünkü aşk zaten bize doğruyu veya yanlışı sorgulatmaz. İlk görüşte bir şey çekerse seni, kafanı çevirip tekrar bakmak istersen eğer ya da sadece o anın büyüsüne kapılırsan… Evet. Aşk diye nitelendirmezsin sen bunu. Ama ilerde o kişiye aşık olmamak için büyük bir çaba sarf etmen gerekecek. Öyle değil mi? (Tabii burada aşk ve sevgi kavramına da değinmek gerekir ama kim bilir belki onu da bir başka bir zaman ele alırız. )

Konuyu sonuçlandıracak olursak; ilk izlenim sezgilerden oluşur ve sezgilerimizi oluşturan da düşüncelerimizdir. Aslında içimizde o kişiyle ilgili anlamlandıramadığımız her şey bizimle alakalıdır. İlk izlenimin büyük bir kısmını da zaten bahsettiğimiz gibi dış görünüş oluşturur. İnsanları bunlara göre yargılamanın yanlış olduğunu düşünüyorum ve açıkçası herkesin tanınmaya değer yanlarının olacağına inanıyorum. Her insan bir labirent gibidir çünkü; kaybolmadan çözemezsin. İnanın insanlar değişir; ilk izlenim yanıltıcı olabilir, ilk izlenim ön yargılarınızı besleyebilir ve ilk izlenim maalesef bir ilişkiyi büyük oranda etkileyebilir. Bence bu noktada kendinizi kontrol edin ve kodladığınız kavramlardan sıyrılın. Sadece karşınızdakine odaklanın ve onu tanımak için kendinize bir şans verin. Başka bir gözle bakmayı öğrendiğimiz zaman bu hayat daha güzel olacak.

Çünkü hepimiz bunu hak ediyoruz! 🙂

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
YUKARI GİT