Serazad
Ankara doğumluyum. Bir anne, bir eş, freelance bir redaktör ve son okuma editörüyüm. Okuduğunuz blogun da özgür ruhuyum (Serazad). 24 saatin bana yetmediğini, bir icat üzerinde çalışacaksam bunun kesinlikle zamanla ilgili olacağını düşünürüm. Evet sık sık da düşünürüm. Hayatı, evreni, Tanrı'yı, aklımın sınırlarını zorlayan derin meseleleri... 3.üniversite olarak Türk Dili ve Edebiyatı okuyorum.
Kitap İncelemesiSerazad

KİTAP İNCELEMESİ: JOSH MALERMAN – KAFES

"Bir insanı kazanmak zaman meselesi, kaybetmek ise an meselesidir." Bir süredir Rehargan'da paylaşım yapamadığımızın maalesef bilincindeyiz. Ekip olarak yoğun bir dönemden geçiyoruz. Hepimizin kendimize göre sebepleri, işleri, hayat mücadeleleri var. Fakat yazı yazmayı çok da özlediğimi kendi adıma söylemek isterim. Bu yüzden en azından kitap incelemelerime devam edeceğimi bilmelisiniz. Çünkü en iyi ve düzenli yaptığım şey kitap okumak. Uzun süredir iyi bir gerilim kitabı arayışı içindeydim. Bunu arkadaşlarımla paylaştığım zaman sevgili İncir bana Kafes'i okumamı tavsiye etti. Hemen buldum ve okumaya başladım. Yazarın ilk kitabı Kafes. Kırmızı Piyano'yu gördüm ama okumaya fırsatım olmadı. Kısmet Kafeseymiş. Bakalım Kafes nasıl bir kitapmış?
Bu Ay Ne Okudum?Serazad

NE OKUDUM? #HAZİRAN 2018

  Aslında bu hafta size geçtiğimiz ay okuduğum Agatha Christie kitaplarından bir tanesinin incelemesini yapacaktım. Fakat gerçekten çok yoğun geçiyor günlerim. Bu yüzden kısaca geçen ay okuduğum kitaplardan bahsedeceğim ve Temmuz ayı için seçtiğim kitaplar hakkında bilgi vereceğim. Geçtiğimiz ay, Mavi’den Çok Seni Sevdim – Neslihan YILDIZ Agatha Christie – Acı Kahve Agatha Christie – On Küçük Zenci kitaplarını okumuştum. Neslihan Yıldız'ın kitabı Mavi'den Çok Seni Sevdim'i burada incelemiştim. Hikayeyi büyük bir keyifle ve bir çok olayı yaşayarak okudum. Yazarın ilk ve şimdilik tek kitabı. Merak ve heyecanla yeni hikayelerini de bekliyorum. Acı Kahve, okuduğum ikinci kitap oldu ve doğrusu
Kitap İncelemesiSerazad

KİTAP İNCELEMESİ: NESLİHAN YILDIZ – MAVİDEN ÇOK SENİ SEVDİM

  "Hayatlarımızı bir rüyayla karşılaştıranlar haklıymış. Uyanık uyuyor ve uykuda uyanıyormuşuz." Montaigne Neslihan Yıldız benim en son çalıştığım iş yerinden, yakın olmasak da yanıştığım bir isim. "Maviden Çok Seni Sevdim" Neslihan Hanım'ın ilk kitabı ve kitap çıkar çıkmaz alıp, imzalatmıştım. Kitabı almamın, imzalatmamın, kitap hakkında konuşmamızın üstünden çok zaman geçti ve maalesef ben yeni okudum. Ancak kendimi avutuyorum "Geç olsun, güç olmasın." diyerek :) Haydi bakalım, kitabımızı incelemeye başlayalım. KİTABIN ADI: Maviden Çok Seni Sevdim YAZAR: Neslihan Yıldız YAYINEVİ: Uğur Tuna Yayınları KİTABI NE KADAR SÜREDE OKUDUM: Gün içinde biraz yoğun çalışıyorum ve sadece gece kitap okuyabiliyorum. Bu yüzden 15
Beş MaddeSerazad

BEŞ MADDE: ASLA VAZGEÇMEM HER DAİM DİNLERİM DEDİKLERİM

    Müzik dinlemeyi gerçekten sevmeyen var mıdır bu hayatta merak ediyorum. Elbette dinlediğimiz müzik türleri birbirinden farklı olabilir ancak müziği hiç sevmemek bana imkansız gibi geliyor. Hele ki o çok sevdiğiniz, dinlemekten vazgeçmeyeceğiniz, şarkılarının her kelimesini tek tek bildiğiniz sesler... İşte bugün size benim vazgeçemeyeceklerimden bahsetmek istiyorum. Hani yukarıda farklı müzik türleri dedim ya, ben günümüz müziklerinden çok hazzetmiyorum. Muhakkak üç-beş tane dinlediğim, güzelmiş dediğim şarkı ya da şarkıcı vardır ama ben müzik konusunda oldukça eskiciyim. Retro Türk dinlerim dersem anlarsınız sanıyorum :) Hemen listeme geçiyorum: 1- İLHAN İREM: Çocukluğumdan beri dinlerim İlhan İrem'i. Hangi şarkısı ile farkettim varlığını
Bu Ay Ne Okudum?Serazad

NE OKUDUM? #MAYIS 2018

  İşten ayrıldığımdan beri aylık okuduğum kitap sayısı arttı. 1 kitap bitirirken şimdi 3 kitap okuyabiliyorum. Şimdi ayda 3'ten fazla kitap okuyanlar bana gülüp, "Pehh... 3 kitap mı, o da ne?" diyor olabilirler ama ne yapayım, elimden bu kadarı geliyor. Neyse efendim, bu ay itibariyle "Bu ay ne okudum?" gibi bir kategori açıyorum kendime. Bu sene önceden okuyacağım kitapların listesini senenin başında yapmıştım. Ufak tefek girişler, çıkışlar oldu ama listenin büyük bir kısmında deformasyon bulunmuyor. Mayıs ayı için seçtiğim 3 kitabım vardı: Ruh-i Mücerret - Murat MENTEŞ Çocukları Sanal Dünyadan Koruma Kılavuzu - Cansel Poyraz AKYOL & Mehmet ŞAKİROĞLU Hayvan
Hayal Gücünü Geliştirmede Yazmak mı, Okumak mı Daha Önemlidir?MünazaraSerazad

HER ZAMANDA, HER YERDE, HER ŞEY OLMAK İÇİN…

“Hayal gücünü geliştirmede yazmak mı, okumak mı daha önemlidir? ” Bu soruya hiç düşünmeden, hem de açık ara "Okumak." diye cevap verebilirim. Ancak biraz düşününce ve yazan da bir birey olarak ikisinin de birbirinden ayrılmaz birer parça olduğunu görüyorum. Hayal gücü dediğimiz şey engin bir okyanus ya da gökyüzü. Ne derseniz deyin adına, neye benzetirseniz benzetin. Hem ne demiş ünlü fizikçi Einstein: "Mantık sizi A noktasından B noktasına götürür. Hayal gücü ise her yere." Peki hayal gücümüzün bizi her yere götürmesini nasıl sağlarız? İzleyerek, dinleyerek ve okuyarak. Bizler minicikken başlar hayal gücümüz canlanmaya. Anne-babamızı, çevremizi izleyerek, çizgifilm seyrederek gördüklerimizi oyunlarımıza yansıtırız.
Kitap İncelemesiSerazad

KAPAT: ÇOCUKLARI SANAL DÜNYADAN KORUMA KILAVUZU – KİTAP İNCELEMESİ

Neden kapat? Çünkü çocuğunuza dönüp, "Telefonunu kapat ve bizimle sohbet et." demekle bunu başaramazsınız. Çünkü çocuğunuzun sosyal medya hesabı açmasını engelleyerek onu sanal dünyanın tehlikelerinden koruyamazsınız. Çünkü çocuğunuza akıllı telefon, tablet almayarak sorunu çözemezsiniz. Çünkü evdeki bilgisayara filtre koyarak sorunların önüne geçemezsiniz. Çünkü "Mavi Balina oyunu oynayan çocuk intihar etti." haberini okuduktan sonra, "Ben çocuğumun her şeyini biliyorum, o asla böyle bir şey yapmaz." deme lüksünüz yok. ... Bu kitap size, akıllı telefonlarla dost olmayı başarmanız için yol gösterici olacak. Sanal dünyada ne olup bittiğini, bunun hangi psikolojik süreçleri nasıl etkilediğini anlamanıza yardımcı olacak. Size, çocuğunuza "Kapat" dediğinizde bunu gerçekten
Beş MaddeSerazad

BEŞ MADDE: GÜNLÜK YAŞAM RUTİNİM

Kimileri hayatını alışkanlıklarıyla devam ettirmeyi tercih eder, kimileriyse sanırım akışına bırakır. Ben programlı hareket etmeyi seven biri olarak, istisnalar olmadığı sürece alışkanlıklarımla mutluyum. Hatta öyle ki, programıma uymamak çoğu zaman beni strese bile sokuyor diyebilirim. Bu durum yarattığı stres dışında benim günlük rutinimi oluşturuyor. Tabii aslında alışkanlıklarım çalışma hayatıma göre değişiklik gösteriyor. Şu an çalışmıyorum ve size anlatacaklarım da şimdiye ait olacak. Yemek yapma, temizlik, ortalık toplama vb. klasikleri geçiyorum. Her şey oğlumu okula gönderdikten sonra başlıyor: 1- YOGA: Sanırım 8 yada 9 senedir yapıyorum. Ara verdiğim zamanlar oldu ancak düzenli yapmaya gayret ediyorum. Güneşe Selamile başladım, Tibet'in 5 Yogası
HikayelerimSerazad

GELİNCİK TARLASINDA KADIN OLMAK

Düşlerinde görüyordu karanlığı, uyanıkken olduğu gibi. Her gece sıçrayarak uyanıyordu dar ve sert yatağından. Derin ve sık nefesler alarak bir süre gözleri kapalı, öylece kımıldamadan kaldı yattığı yerde Elif. Korkmuyordu artık kabuslarından; 2 yıldır aynıydı düşleri. Yine de yaşlar süzüldü yeşil gözlerinden solgun ve çökmüş yanaklarına. Ağır ağır kalktı yataktan ve saate baktı. Gece 1.21. Rengi yıkanmaktan solmuş sürahiden bir bardak su doldurdu. Artık daha iyi hissediyordu kendini. "Bir sigara olsaydı şimdi." dedi ama hiç sigara içmemişti ömrü hayatında. Arkadaşları söylemişti de ondan çekmişti canı. "Dertlenince, efkar basınca, bir off çekesin gelince iyi gidiyor valla." demişlerdi. Biliyordu ki bu saatten
Mevsimler İnsan Davranışlarında ve İnsan Psikolojisinde Etkili midir?MünazaraSerazad

MEVSİM EZGİLERİ

https://youtu.be/vS0oVjcxC_o "Ben her bahar aşık olurum Rüzgar olur,yağmur olurum Filizlenir anılarda gururum Taşar içimden ruhum." İçiniz kıpır kıpır oldu değil mi? Şarkıyı bilenler eşlik etti, bilmeyenler ise pür neşeyle dinledi. Şair duygularını dizelere, besteci de müziğine öyle güzel yansıtmış ki bahar aylarında insanın içi gerçekten aşkla dolup taşıyor. Bir de şu şarkıya kulak verelim: https://youtu.be/EWh1c37PBn0 "Bugün günlerden sonbahar Her tarafta ayrılıklar Sözlerimizde muhabbet yok artık. Sahile vurmuş umutlar Fonda sararmış yapraklar Gözlerimizde parıltı yok artık, karanlık." Tanrım! İlkbahardayken sonbaharı yaşadık resmen. Sanki karanlık bir havada dışarıda yağan yağmuru izliyor, sararmış yaprakların düşüşüne seyirci kalıyoruz dinlerken. En depresif hallerimize bürünüyoruz bu
Serazad

OKUMAK ÜZERİNE

Yazmadan önce iyi bir okur olmak gerekir. Kitaplar üzerine konuştuğumuz bir sohbet sırasında birlikte çalıştığım arkadaşım kitap okumayı sevmediğini, üstelik gereksiz, gerçek dışı ve saçma bir olay olduğunu söyledi. Doğrusu, evet kitap okumayı sevmeyen çok insan tanıdım ama ilk defa böyle dehşet-engiz bir yorumla karşılaştım. Bu yorum beni şaşırtmakla kalmadı, düşündürdü de. Arkadaşıma göre kitaplarda yazılanlar gerçek olmayan eylemler ve insanlar hayal dünyasında yaşıyor kitap okurken. Kesinlikle kabul ediyorum kitap okurken insanların bulutların üstünde yeraldığını. Pekala, yaşadığımız gerçek hayatın sorunları içinde boğulup, stres dolayısıyla hastalıktan kurtulamadığımız, acı, ıstırap dolu haberlere maruz kaldığımız bu hayatta neden birazcık gerçeklerden sıyrılıp da hayal dünyasına
İlk İzlenim Her Zaman Doğru mudur?MünazaraSerazad

İLK 30 SANİYEDE MASKELERİ DÜŞÜRÜN

Son zamanlarda tanıştığım insanları şöyle bir düşündüm de... Sanırım yeni tanıştığım insanlar hakkında ilk seferde yargıda bulunmak benim için biraz zor. Hislerime güvenmek dışında tam olarak noktayı koyabilmem için biraz zamana ihtiyacım olabiliyor. Güvendiğimi sandığım kişinin arkamdan iş çevirmesi, aynı ortamda bulunmak bile istemediğim şahsın aslında sandığım kadar uyuz olmaması, hiç ummadığım insanların yine hiç ummadığım hal ve davranışlar sergileyerek beni şaşırtması... Hepimiz zaman zaman yaşıyoruz değil mi? Peki her seferinde insanlar hakkındaki ilk izlenimlerim hep mi beni yanıltıyor? Tabii ki hayır. Tam 12'den hedefi vurduğum zamanlar da var. En azından Rehargan ekibi ve eşim konusunda yanılmadığımı biliyorum. :) Beraber
Kitap İncelemesiSerazad

CANAN TAN VE PİRAYE – KİTAP İNCELEMESİ

Canan TAN ve ünlü Piraye kitabını mercek altına alıyoruz bu ay. "Yazara ait bir kitap okumalıyım." diyerek başladığım bu yolculukta, sanki zamanımın behrinde belki bir tavsiye olarak zihnimin bir yerlerine yer etmiş olmalı ki, tercihimi Piraye'den yana kullandım. Kitap hakkında bütünüyle olumlu düşüncelere maalesef sahip olamadım. Ancak Canan Tan'a ait diğer eserlere de kesinlikle şans vermek istiyorum. Haydi başlayalım  halde incelemeye.   KAPAK: Kapak hakkında yorum yapabileceğim çok fazla bir şey bulamıyorum. Altın Kitap ve Doğan Kitap Yayınlarına ait iki ayrı basımı var Piraye'nin. Altın Kitap basımında bulunan kız resminin kime ait olduğu hakkında bir fikrim yok. Eğer bir önemi
Kişisel GelişimSerazad

ZAMANI VERİMLİ KULLANMAK İÇİN: POMODORO TEKNİĞİ

Pomodoro tekniği hakkında bilgiye sahipseniz muhtemelen bu tekniğin büyüleyici verimlilik artırıcı gücünden de haberdar olmalısınız. Eğer değilseniz ve zamanınızı verimli kullanamıyorsanız bu yazı tam da size göre.   Bu teknik nasıl kullanılır? Pomodoro için öncelikle bir görev belirleyin. Sonra zamanlayıcınızı 25 dakikaya ayarlayın. 25 dakikalık süre dolduktan sonra da 5 dakikalık mola verin. 25 dk + 5 dk = 1 pomodoro'dur. 4 pomodoro sonunda 30 dakikalık uzun bir mola verebilirsiniz. "Kim tutacak bu süreleri?" dediğinizi duyar gibiyim. Merak etmeyin bu işi sizin için yapan çok marifetli uygulamalar var. Bahsedeceğim.   Pomodoro Tekniği   Pekala pomodoro tekniği ne işimize yarayacak? Zaman
MünazaraSerazadTavsiye Dinlemek mi Tecrübelerine Göre Hareket Etmek mi?

TAVSİYELERİ GÖRMEZDEN GELME SONUCUDUR TECRÜBE

Akıllı bir adam yalnız kendi tecrübelerinden, çok akıllı bir adam başkalarının da tecrübelerinden yararlanır.  Çin Atasözü Tecrübe mi yoksa tavsiye mi?   O kadar göreceli ve çift cevaplı bir soru ki, münazara konusuna karar verdiğimiz günden beri düşünüyorum. Şöyle ki, kimi durumlar karşısında doğru ve yanlışın fark edilebilmesi için kişinin olayı yaşayıp, deneyimlemesinin faydalı olacağı kanısındayım. Kimi durumlarda ise öyle anlar yaşanır ki, önceden verilen tavsiyeye kesinlikle sırtını dönmemen gerekir. Çünkü sana pahalıya patlayabilir.   Önce "tavsiye" konusuna bir göz atalım ve konuyu örneklerle somutlaştıralım.   Daha önce kullanmadığım, yeni bir ürün alırken mutlaka bir ön araştırma yaparım. Önceliğim o
SerazadSerbest Yazı-Serazad

EĞİTİM SİSTEMİMİZDEKİ BÜYÜK SORUN: ÖDEV

"10 yaşında bir çocuk. 8 ya da 13 de olabilir yaşı, hiç farketmez. Sabah 7.00'de uyanır, hazırlanır, evden çıkar ve belki de servise biner. Varsayalım saat 9.00'da ilk ders zili çalsın ve akşam saat 16.30'a kadar da derslere devam etsin. Çocuk eve gider. Yorgundur ve haliyle biraz dinlenmek ister. Fakat her öğretmen, az 'bile' olduğunu düşünerek çok ama çok ödev verir fakat şunu düşünmez ki tüm derslerin ödevleri birleşince sayfalarca ödev olur. Çocuk dinlenmek ve ödevlerini bitirmek arasında gelir gider. Biraz ödev yapmaya karar verir. Bitirir ve sıkılır. Çocuktur, oyun oynamak ister. Biraz da oyun oynar. Aklına kalan ödevleri gelir
SerazadSerbest Yazı-Serazad

HAYALLER GÖKYÜZÜ UÇSUZ BUCAKSIZ…

Soğuk bir kavram farkındayım ama ölümün size nasıl geleceğini düşündünüz mü hiç? Sevdiklerinizden önce mi yoksa sonra mı ışığa yürüyeceksiniz? Bir mezar taşınız olacak mı yada inançlarınızdan dolayı farklı bir şekilde mi sonsuzluğa uğurlanacaksınız? Teoman'ın şarkısında söylediği gibi "O gün güzel bir gün olacak mı ölmek için?"  Bahçesinde kiraz ağaçlarının olduğu, papatyaların bembeyaz donattığı, hafif esen rüzgarla birlikte sımsıcak güneşin penecereme yansıdığı, cam kenarında en sevdiğim kitapları, dergileri okurken papatya çayımı yudumladığım, oğlumun ve eşimin kahkahalarıyla yankılanan o ev olmadan, kuzey ışıklarını görmeden, o her zaman peşinde olduğum geceleri uyumama bile engel olan hayalimdeki işi yapmadan, Hepburn filmlerini izlemeden, ispanyolca
Kitap İncelemesiSerazad

YUSUF ATILGAN VE ANAYURT OTELİ – KİTAP İNCELEMESİ

"Anlayışsızlığın,acımasızlığın, şiddetin ve ahlaksızlığın yaygın olduğu yozlaşmış bir toplumu anlatan başkaldırı romanı." Hani sadece 1 kere değil de iki hatta üç kere okunduktan sonra kendini tüm gerçekliğiyle anlatan kitaplar vardır ya, benim için Anayurt Oteli o kitaplardan biri. Hoş ikinci seferi kaldırabileceğimden de emin değilim :)   Anayurt Oteli, Yusuf Atılgan'a ait okuduğum ilk kitaptı. Her ne kadar Aylak Adam'ı da okumayı düşünsem de kasvetin içinde boğulma endişesiyle başlayamıyorum.     Kapak: Aslına bakarsanız kitabın benim gördüğüm 4 ayrı kapağı var. Her yayınevi farklı kapak tasarımları kullanmış doğal olarak. Benim ilgimi en çok çeken yukarıdaki iki kapak oldu. Bilgi Yayınevi
1 2
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.