İncir
Tipik bir ege insanıyım, kütüğüm uşak. Doğma büyüme Konyalıyım. Ne dış görünüşümle ne de hareketlerimle yaşımı göstermediğimi binlerce kez duydum. Yaş olarak ne çok küçük ne çok büyüğüm. Sosyoloji öğrencisiyim. Herkesin hayatını bir cümlenin değiştirdiğini düşünürüm.
İncir

LION

Herkese merhabalar :) Bu hafta bir ilk yapmak istedim ve size taze izlemiş olduğum bir filmin eleştirisini paylaşmak istedim. Filmin adı başlıkta da gördüğümüz üzere ‘’LION’’. Filmin konusu: Annesi ve abisine karınlarını doyurabilmek için çalışarak yardım eden bir çocuğun yani ‘’Saroo'nun’’ kaybolması ile başlıyor.  Abisiyle iş için gittiği bir gece, abisini beklerken bir trende uyuyakalıyor. Uyanıyor ama tren sürekli hareket halinde olduğu için birkaç gün kapalı vagonda yolculuk etmek zorunda kalıyor. Tren durup, trenden indiğinde ise kendisini evinden 1600 km uzaklıkta bir istasyonda buluyor. Bulunduğu yerin dilini bile bilmeyen Saroo sokakta belli bir süre yaşıyor ve ailesini arıyor. Daha sonra
İncirSerbest Yazı-İncir

HİÇLİK

Ne yazsam da anlatsam içimdekileri size. Bağırsam duyulmayacak gibiyim. Sıkışmış ama bollukta gibiyim. İçimde bir delik var sanki. Bütün nefesimi orası yutuyor sanki. Kara delik mi bu içimdeki? Hayat ve zaman, Beklemiyor kimseyi. Ölüm sormuyor insana "Daha vakit geçirecek misiniz?" diye. Uymaya çalışıyorsun hayatın akışına. Yaya yolundan geçerken insanların Ayak hızına uymaya çalıştığın gibi. Her şey uymakla mı alakalı diye düşünüyorum. Ve yine kayboluyorum. İçim, içimdeki Ses misin duygu musun? Kötü haber elçisi misin? Sen nesin?
İncirSerbest Yazı-İncir

İÇ SESİM

Bugün de alarmımdan iki dakika önce uyandım. Gözlerimi tavana diktim. Daha sonra gardrobumun açık kapağına ilişti gözüm. Dün gece aralayıp yatmıştım; uyumadan ne giyeceğime karar vermek için. Aklımda birkaç kombin oluşmuştu. Kalktım hazırlandım, kitabımı ve cüzdanımı alıp çıktım. Kış aylarındaydık. En sevdiğim mevsimdi kış. Eskisi gibi sokaklarda soba kokusu olmasa da kış kokusu vardı. Severdim. İçime çektim kokuyu, damarlarıma soğuk ulaşıncaya kadar. Bir kafeye geldim. Sabah olduğu için tenhaydı, garsonlar uykulu. Yanıma gelerek isteğimi sordu birisi. Hep filmlerdeki gibi sabah kahvesi içmek istemiştim ve "Kahve lütfen." dedim. Ortam biraz soğuktu. İçerisi henüz tam olarak ısınmamıştı. Kitabımı koydum masaya ve okumaya
İncirMevsimler İnsan Davranışlarında ve İnsan Psikolojisinde Etkili midir?Münazara

MEVSİMLER DE BİR ŞANSI HAK EDER

Merhabalar herkese :) Bu haftaki münazara konumuz:''Mevsimler insan davranışlarında ve insan psikolojisinde etkili midir?'' "En sevdiğin mevsim nedir?" sorusu insanlara yönetildiği zaman hiç düşünülmeden cevap genelde: ''İlkbahar ve yaz.'' olur. Sebebi daha enerjik ve daha mutlu hissedildiği içindir.  Kış ve sonbahar mevsiminde ise havanın kapalı, yağmurlu olması insanların depresyon hırkalarını giymelerinin işareti gibi algılanır.  Evet tabi bu da bir seçim ama hiç şöyle düşünmeyi denediniz mi? Dökülen yapraklar, yağan yağmur ve kar geçmişinizi, üzüntülerinizi gideremez mi? Size yepyeni ve umut dolu bir gün veremez mi? Mutlu olmak ya da enerjik olmak sadece yaz mevsimine bırakılmamalı. Her yağmur sonrası olmasa da
İncirSerbest Yazı-İncir

GİTSEK

"Gitsek." diyorum. Zamansız plansız... Öylece kapıyı çarpıp gitsek. Kimsenin bizi tanımadığı yerlerde dolaşsak, yürüsek ellerimiz cebimizde. Farklı kaldırımlarda yürüse ayaklarımız. Farklı duvarlara, topraklara dokunsa ellerimiz. Bedenimize sert bir rüzgar çarpsa, bilmediğimiz bir memleketin kokusunu çeksek içimize. Öylece kapıyı çarpıp gitsek. Kurtulsak yaşadığımız kalabalık kentin asık yüzlü insanlarından. Denizi olan yerlere gitsek. Sadece o dalga sesini dinleyip kumsalında yürüsek. Yaşam telaşına düşüren ne varsa geride bırakıp gitsek. Hatta zamanı seçme şansımız varsa eski zamanlara... Köy yaşantılarına, masum insanların yanına, yaşam mücadelesini bizden daha farklı veren insanların zamanına… Kara trenlere binip gidelim. Siyah binalar değil, yeşil ağaçlı yollar karşılasın bizi. Geceleri gökyüzündeki
İlk İzlenim Her Zaman Doğru mudur?İncirMünazara

PEKİ YA TANIDIKTAN SONRA?

Bazı insanlar tanışırken kendinden çok başka birisiymiş gibi tanıtır kendini ama vakit geçtikçe özüne döner ve haliyle ilk anlattığı, 'ben' diye tanıttığı kişiden eser kalmaz. Peki bu bize ısrarla ilk izlenimin doğru olmadığını mı gösterir ? Tabii ki hayır. Çok insan sarrafı değilimdir. Kimin nasıl olduğunu ilk bakışta çözemem. Evet bir düşünce oluşur aklımda ama o düşünceyi hemen o insana etiketlemem. Evet bazen bazı insanlar tanışırken kendini bize farklı gösterebilir. Fakat bazı insanlar da kendisini nasıl ifade edeceğini bilemez, çekinir. Bu duruma bakılırsa da o kişiye pısırık demek gerekir o zaman, ilk izlenim düşüncesiyle. Ama yanlıştır işte. Zamanla özünü gösterir
İncir

YAĞMURUN HATIRASI

                           Yatağımın başucunda çalan alarmla beraber uyandım. Kalktım ve ilk iş olarak her zamanki gibi dışarıya baktım.Yağmur yağmış geceden ve hala çiseliyordu. Hemen mutfağa koşup camı açtım. Evet tam da tahmin ettiğiniz gibi o mis kokuyu ciğerlerime dolana kadar çektim.Erken kalkmıştım, hala vaktim vardı ama yine de hızlıca hazırlanmaya başladım. Çünkü yağmurda yavaşça yürüyecektim. Bunu yaptınız mı yada yapıyor musunuz bilmiyorum ama yapmamışsanız çok şey kaybetmişsinizdir. Net. Yani, benim açımdan.  Dışarıya çıktım. Ve evet işte o his, o anlatılamayan güzel duygu.Ne zaman yağmur yağsa annem elime hep şemsiye
İncir

HEDEFİN HAYALİN OLSUN

Herkese merhabaaaa :)Enerjik miyiz? Evet evet enerjik olalım. Enerjik, mutlu olalım ki her şeyin üstesinden den gelelim.  ;) Bu hafta yazımın konusunda o kadar zorlandım ki anlatamam size. Kaç yazımı yarım bıraktım inanın saymadım. Genelde ruh halim bu oluyor mart ayına girerken. Çöküntü yaşıyorum galiba bir yaş daha büyüdüğüm için. Şaka tabi ki yaşa takılmam ki kendimi tanıttığım yazıdan hatırlarsanız "Kaç yaş büyürsem büyüyeyim bir yanım hep çocuk kalacak." demiştim. Evet,  dediğim gibi bu hafta çok zorlandım yazı konusunda. Günün başında bile farklı bir yazı yazdım yayınlamak için. Ama gelin görün ki şu an, şimdiki ruh halimle yazıyorum. ( Bu da iyi
İncirMünazaraTavsiye Dinlemek mi Tecrübelerine Göre Hareket Etmek mi?

TECRÜBE SİZİN ADIMINIZIN İSMİDİR

TAVSİYE DİNLEMEK Mİ TECRÜBELERİNE GÖRE HAREKET ETMEK Mİ?Canım nihce açıklamamızı yapmış.Dedik ki tavsiye mi tecrübe mi ?Oturdum, düşündüm, seçtim ve hazırsanız başlıyorum. Genel olarak başlamak gerekirse eğeretavsiyenin ve tecrübenin anlamını şuraya koyayım aklımızda bir kalsın.TAVSİYE: Yol gösterme, öğütleme.TECRÜBE: Deneme, deneyim.Mantıken ve kelime anlamının üstüne basarak bakarsak da tecrübeye göre hareket etmektir.Size verilen tavsiyeler başkalarının tecrübesidir, sizin değil. Başkasının tecrübesi olduğu için aynı sonucu bile alamayabilirisiniz çünkü adı üstünde bu başkasının yaşamışlığı ve tecrübesi. Siz, ben, biz, kendimiz yaşamadıkça hayatta nasıl hareket edeceğimizi bilemeyiz.Evet belki başkasının tavsiyesini elimizle ittikten sonra hata yapacağız. Tecrübemiz hata gibi gözükecek. Bir an durup diyeceğiz ki: "Keşke
İncir

BİR DEMLİK ÇAY

                           Taze, sıcak, bir demlik çayım var.Çıkın gelin.Belki de konuşacak sıcak cümlelerim var. Çıkın gelin.Konuşalım geleceği, geçmişi, hayallerimizi hatıralarımızı, hatalarımızı.Bir bardağa sığdıralım sığdırabildiğimizi. Sığdıramadığımızı ikinci bardağa saklayalım.Masadaki tek sıcak şey çay olmasın. Açın da gelin içinizi, kalbinizi.Çocukluğunuzdaki masumiyetinizi koyun masama.Söz ben de koyacağım.Nasıl cadı bir kız olduğumu, kızlarla Barbie bebek değil de erkeklerle savaş oyunları oynadığımı, annem eve almasın diye sessizce balkondan eve girip çıkışlarımı, çayı en çok ne zaman sevdiğimi anlatayım size.Taze, sıcak, bir demlik çayım var. Çıkın gelin.Hayallerimize hayal katalım. 10 senedir tanışıyor olsak bile yeniden
İncir

KİTAPLAR EŞİTTİR MUTLULUK

                              Bulunduğumuz ortamdan, rutinleşmiş hayatımızdan, aynı yüzlerden, aynı mekanlardan kaçmak istedik hep. Bunu da sadece şehir dışına çıkmakla, farklı yerlere gitmekle adlandırdık. Aslında yeni  yerlere, yeni insanlarla tanışmaya, yeni mekanlar keşfetmeye hep yürüme mesafesi kadar yakındık.Neden bahsettiğimi anladınız mı?Kitaplardan bahsediyorum güzel insanlar, kitaplardan.Kitabın sözlük anlamı: Basılı ya da el yazılı kâğıt yaprakların ciltli ya da ciltsiz olarak bir araya getirilmiş biçimi.Ama dediğim gibi bu sadece sözlük anlamı. Kitapların içine girseniz aslında sadece bu terimden ibaret olmadığını anlarsınız.Öyle bir şey ki kitap okumak, okumayı sevmek. Kapağını açtığınızda gelen
İncir

YENİDEN BAŞLA

Yeniden başlamak için pazartesiye ihtiyacımız yok. Düzenli olmak için saatle yapılmış bir plana ihyacımız yok. Yeniden başlayabilmek için illa yeni bir şeylere ihtiyacımız yok. Herkes kendi avucunda tutar hayatını. Herkes kendi kararlarıyla hareket eder. Ama çoğu insandan duyduğum şey aynı. Şimdi olmaz hazır değilim. Yorgunum, bıkkınım, tükendim. Hadi ama yapmayın!  Kalkın,  soğuk bir güne uyansanız bile açın camı. Çekin içinize yeni doğan günün mutluluğunu, enerjisini. Damarlarınıza kadar çekin. Bugün başlayın. Evet, evet bugün. Odanızdan koşarak çıkın annenizin yanaklarını sıkıştırın. Babanıza sıcak bir bardak çay bırakın. İlk yeni başlangıcı onlarla, onlara yapın. Umudu sevgiyi azmi yanınıza alarak çıkın sokağa. Durmayın koşun.
İncir

GÜLÜMSE

Gülmek ne kadar zor olabilir? Ne kadar imkânsız? Neden gülmez insanlar? Neden günün kıymeti bilinmez? Gülmeden geçen günlerime çok üzülmüşümdür. Bir kere geldik dünyaya, evet. Ağlayacağız, evet. Ama somurtmak? Bilmiyorum başka bir şey. Boş yere kendinizi kasarsınız. Bir gülüşle,bir tebessümle bir sürü kalp kazanabilirsiniz. İnsanların sıkıntısını gideremezseniz ama yükleri azaltabilirsiniz. O anlık sıkıntısını o kişiye unutturabilirsiniz. Kendimden örnek vermek istiyorum. Bir iş yerinde çalışıyorum. İlk işim ve bazı durumlarda çok ağır geliyor. Yoruluyorum. İlk haftalarda ''Yok ben yapamam, bu iş çok zor.'' diyordum. Ne oldu biliyor musunuz?  Bir kaç güzel kalpli insanın sıcak gülüşü ile devam ettim. Çünkü düşünün; yorulmuşsunuz
İncir

İNCİR KİMDİR?

Kendimden bahsetmeye hayallerimi aklınızda canlandırmaya yada sadece yazı yazınca mutlu olmak adına burdayım diyelim. Ben İncir. Ne dış görünüşüm ne de hal ve hareketlerimle yaşımı göstermediğimi milyon kez duydum. Yaşım mı? Yaşım ne çok büyük ne çok küçük. İçimdeki çocuğu öldürmek için erken olduğunu düşünüyorum. Ama bir dakika, ben içimdeki çocuğu hiç bir yaşımda öldürmek istemiyorum ki. Sahi neden öldürüyorsunuz onu? Hayata tutunmamızı sağlayan en güçlü duygu degil mi? Özellikle kendi yaşımdaki bazı insanlara bazen bağırmamak için kendimi zor tutuyorum. "Heeyy, biz daha genciz yahu genç! Neden bu kadar kasıyorsunuz kendinizi? Neden yaşınızdan daha büyük olmak için çabalıyorsunuz? Olgunlukmuş. Hadi
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.