LION

by

Herkese merhabalar 🙂

Bu hafta bir ilk yapmak istedim ve size taze izlemiş olduğum bir filmin eleştirisini paylaşmak istedim.

Filmin adı başlıkta da gördüğümüz üzere ‘’LION’’.

Filmin konusu: Annesi ve abisine karınlarını doyurabilmek için çalışarak yardım eden bir çocuğun yani ‘’Saroo’nun’’ kaybolması ile başlıyor.  Abisiyle iş için gittiği bir gece, abisini beklerken bir trende uyuyakalıyor. Uyanıyor ama tren sürekli hareket halinde olduğu için birkaç gün kapalı vagonda yolculuk etmek zorunda kalıyor. Tren durup, trenden indiğinde ise kendisini evinden 1600 km uzaklıkta bir istasyonda buluyor. Bulunduğu yerin dilini bile bilmeyen Saroo sokakta belli bir süre yaşıyor ve ailesini arıyor. Daha sonra sokakta kayıp olduğu fark edildiğinde bir yetimhaneye veriliyor. Annesinin ve abisinin onu bulmasını bekliyor ama onu evlatlık bir ailenin alacağını öğrenince onları bulamayacağını düşünüp evlat alınmayı kabul ediyor. Büyüyor seneler geçiyor ama Saroo ne annesini ne çocukken koştuğu o yolları, çalıştığı tren garlarını unutamıyor. Gitgide saplantıya dönüyor ve ailesini bulmaya adıyor hayatını.

Filmin fragmanını izlediğim zaman başrolde Dev PATEL’İN olması beni çok heyecanlandırdı. Daha önce izlediğim ‘’Slumdog Millionaire’’ filmini çok beğenmiş ve etkilenmiştim. Bu filmde yine o var ve bu sefer film gerçek bir hayattan alınmış.

Filmin gerçek hayattan uyarlanmasında beni sevindiren ve daha derin düşünmeme sebep olan sahneler var.

Mesela beyaz bir ailenin özellikle siyah bir çocuğu ırk ayırt etmeden evlatlık istemesi…

Bu sizce de harika bir olgunluk, mükemmel bir düşünce değil mi?

Diğer konu yani düşündüren şey ise, Saroo sokakta kaldığı zaman  tren garında, karton üzerinde bir gece geçiriyor. Aklıma, sokakta olan her çocuğun aslında kendine ait bir yaşam serüveninin, zorluğunun olduğunu getirdi. Doğru söylemek gerekirse bayağı düşündürdü o sahne.

Dev PATEL’in önceki filmine duyduğum hayranlıktan olsa gerek filmi çok beğendiğimi yine de söyleyemem. Çok büyük bir heyecanla açmıştım ama beklediğim gibi olmadı. Çocuğun sokakta kaldığı sahneler biraz yavaştı. Ailesini bulma çabasına girdiği sahnelerde daha dolu olabilirdi diye düşünüyorum, biraz kuru kalmış.

Eger bir değerlendirme yapacak olsam 10/7 derdim.

Yine de ailenizle izleyebileceğiniz güzel bir film 🙂

Tipik bir ege insanıyım, kütüğüm uşak. Doğma büyüme Konyalıyım. Ne dış görünüşümle ne de hareketlerimle yaşımı göstermediğimi binlerce kez duydum. Yaş olarak ne çok küçük ne çok büyüğüm. Sosyoloji öğrencisiyim. Herkesin hayatını bir cümlenin değiştirdiğini düşünürüm.

2 Comments

  1. Filmi daha önce duymamıştım ama yazıyı okuyunca bu yaşam öyküsünü merak ettim. Gerçek bir hikayeden alınmış olması da etkili oldu. Sayenizde bir film ekledim listeme. Teşekkürler… 🙂

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*

Latest from İncir

HİÇLİK

Ne yazsam da anlatsam içimdekileri size. Bağırsam duyulmayacak gibiyim. Sıkışmış ama bollukta

İÇ SESİM

Bugün de alarmımdan iki dakika önce uyandım. Gözlerimi tavana diktim. Daha sonra

GİTSEK

“Gitsek.” diyorum. Zamansız plansız… Öylece kapıyı çarpıp gitsek. Kimsenin bizi tanımadığı yerlerde

PEKİ YA TANIDIKTAN SONRA?

Bazı insanlar tanışırken kendinden çok başka birisiymiş gibi tanıtır kendini ama vakit
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
YUKARI GİT
%d blogcu bunu beğendi: