AĞRI

by

DÜNYADA BU KADAR ACI VARKEN SİZİN DE KALBİNİZ AĞRIMIYOR MU?

“Bil ki başlaması gereken yerde başka bir hikaye başlayacak.”

Adımlarımı sana uydurmaya çalışıyorum ama o kadar büyük konuşuyorsun ki terliklerim ayağımdan fırlıyor. Kurak bir araziye benziyorum aslında bu günlerde ve tüm ilkel yöntemlerle kendime karşı savaşıyorum. Senin vapurunda açılan o sürgülü kapı olmak istiyorum; Tanrım, gökyüzü neden berrak değil?

“Nasıl sevildiğini gördün, sevmeyi böyle öğrenmişken boşa harcama.”

Kafamın içinde her ses şiire dönüşüyor. Tırnaklarım avuç içime batıyor. Aşkla kavuşan ellerimizi yakmanı anlamıyorum. Suretlerinden aldığım yetkiye dayanarak, seni iki yüzlü ilan ediyorum. Baktığım her yer melodramatik bir müzik sanki; Tanrım, sesler neden net değil?

“Ölenle de ölme yani belli ki ben kalanla kalamamışım.”

Ölümün evrene böyle fütursuzca yayılmasını istemiyorum. Ölüm asla beni dinlemiyor. Ardında bıraktığın o sisli günleri silemiyorum. HD fotoğraflarda bile analog çıkıyorsun. Oradan anlamalısın, seni bir eskiciden almış gibi hissediyorum. Yalnızlık gerçekten insanı delirtiyor galiba, seni dinlemeliydim; Tanrım, neden tüm yolculuklar tek kişilik?

“Kaybettiysen eğer senin olmuş demektir.”

Sabahın erken saatleri üstüme çöküyor. Güneşi gerçekten sevmiyorum. Bu günlerde yıldızlarla da aram çok iyi değil. Yaşamak için gerekli malzemelere sahip değilim. Biliyorum, dünya çok kötü bir yer ve biz ondan daha kötüyüz. Yeni gezegenler keşfedilmeli, lütfen kara bulutları taşımayalım bu sefer; Tanrım, gerçekten buraya gelmeyi istedim mi?

“Birinin hiçbir anı seninle geçirmeme ihtimali varken seninle geçirdiği zaman, sana kattığı her şey seninle gelecektir ve senin olacaktır. Herhangi bir zaman seninle olduysa, bu hiç olmamasından daha iyi değil mi?”

Bazen tüm sözler kifayetsiz kalıyor. Kayıplar, asla geri gelmeyecek olanlar, elimizi uzatıp dokunamayacaklarımız, bilmediğimiz yerlerde bizi bekleyen ruhumuz, benliğimiz ve benliğimiz gibi görünen her şey, şu göğü delememek ve sadece aciz bir insan bedeninden ibaret olmak; çaresiz, güçsüz, yenilmiş… Ölmek kolay geliyor, ölüm gibi görünen her şey kolay, zoru başarmak istiyorum; Tanrım, bana yaşamayı öğretir misin?

.

.

.

Bazen sadece bir sebebe ihtiyacımız vardır yaşamak için, ister yaratın ister yaratılmış olanı seçin. Sayısını bilmediğiniz sayılı zamanınızı boşa harcamayın, gidene bağlı kalmayın, hayali prangalarınızdan kurtulun, geçmişten sıyrılın, geleceği görmeye çalışmayın ve en önemlisi eğer sevmişseniz bir kere; devam edin sevmeye. Unutmayın, geride bırakacağınız tek şey ne kadar sevdiğiniz ve ne kadar sevildiğinizdir. Tüm kayıplara…

BANA ZAMANDAN SÖZ EDİYORLAR

Gelip size zamandan söz ederler,
Yaraları nasıl sardığından ya da her şeye nasıl iyi geldiğinden.
Zamanla ilgili bütün atasözleri gündeme gelir yeniden.
Hepsini bilirsiniz zaten, bir işe yaramadığını bildiğiniz gibi.
Dahası onlar da bilirler. Ama yine de güç verir bazı sözler, sözcükler, öyle düşünürler.
Bittiğine kendini inandırmak, ayrılığın gerçeğine katlanmak, sırtınızdaki hançeri çıkartmak, yüreğinizin unuttuğunuz yerleriyle yeniden kucaklaşmak kolay değildir elbet.
Kolay değildir bunlarla baş etmek, uğruna içinizi öldürmek.
Zaman alır.

Zaman,
Alır sizden bunların yükünü.
O boşluk dolar elbet, yaralar kabuk bağlar, sızılar diner, acılar dibe çöker.
Hayatta sevinilecek şeyler yeniden fark edilir. Bir yerlerden bulunup yeni mutluluklar edinilir.
O boşluk doldu sanırsınız.
Oysa o boşluğu dolduran eksilmenizdir.

Gün gelir bir gün, başka bir mevsim, başka bir takvim, başka bir ilişkide o eski ağrı ansızın geri teper.
Dilerim geri teper.
Yoksa gerçekten bitmişsinizdir.

Zamanla yerleşir yaşadıkların, yeniden konumlanır, çoğalır anlamları, önemi kavranır.
Bir zamanlar anlamadan yaşadığın şey, çok sonra değerini kazanır.
Yokluğu derin ve sürekli bir sızı halini alır.
Oysa yapacak hiçbir şey kalmamıştır artık
Mutluluk geçip gitmiştir yanınızdan
Her şeye iyi gelen zaman sizi kanatır.

Murathan MUNGAN

*Alıntılar: “Dünyanın En Güzel Kokusu 2” filminden yapılmıştır.
*Fotoğraf: Masao Yamamoto

Tags:

Olmak istediğim yerlerden biri burası ve olmak istediğim kişilerden biri de Nihce! Siz burada beynimin içindeki ritmik seslerin yazıya evrilişine şahit olacaksınız. Venüs ile yaptığım anlaşma sonucunda Dünya'yı kelimelerle ele geçirmeye karar verdik. Herkese inat "kimse" olmak ve daha büyük bir adım atabilmek için. Unutmayın: kelimeler çoğalır, dağlar aşılır ve içimizdeki gezegenler elbet fethedilir.

2 Comments

  1. Merhaba , kavuşamamak güzel kılmaz mı sevgiyi ? biliyorum ki devlerin aşkı mutlu son ile bitmez ferhat ile şirin , leyla ile mecnun eğer kavuşabilselerdi mücadele edecek sebepleri kalmazdı. İnsan pek bir garip varlıktır acıdan beslenir. Bize yaşamak için sebepler lazım. Zaman ilaç ama kimse söylemiyor fazlasının bünyeye zarar olduğunu . insan bir şeyi ne kadar çok isterse istesin o şeyler asla kendi kendine gelmiyor. Ve son olarak mayın tarlasına düşmüş iki yürek ama biri ağır yaralı.

    • Merhabalar, belki de devlerin aşkı mutlu sonla bitmiştir. Geçenlerde bir yerde okumuştum “ulaşamadığın her şey aşktır” diyordu. Belki Mecnun Leyla’ya kavuşsaydı ya da Şirin ile Ferhat birlikte olabilselerdi sokakta yanımızdan geçen herhangi bir Leyla, Mecnun, Şirin ve Ferhat olacaklardı… Hayata hep masal gibi bakmayı bırakmalıyız aslında, iyiler hep iyi, kötülerse hep kötü olmaktan çıkmalı. Gri de varlığını sürdürebilmeli, iki taraf da haklı olabilmeli ve terazi burçları anlaşılmalı artık. 🙂 Bizim çabamız elbette efsane olmak değil ama hepimiz kendi hikayemizde başrolüz ve bazen kendi hayatımıza da seyirci olmak istiyoruz o kadar… Mayın tarlası oyunuyla büyümüş bir çocuk olarak şunu da söylemeliyim; sonunda hep %50 şansımız vardır. Bol şans diliyorum. Değerli yorumunuz için teşekkür ederim, sevgiyle… 🙂

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*

Latest from Nihce

Kır Papatyası

Burada sizinle birçok şey konuştuk, tartıştık. Birçok şeyi konuşmayı “tercih” ettik hatta.

PEKİ YA SOL YANIM?

Herkese merhabalar, Aslında böyle yüz yüze konuşurmuş gibi yazı yazmayı pek beceremiyorum.

MUAZZAM KAYBOLUŞLAR

  Beynimi yiyip bitiren nöronlara ve kalbimi tesirsiz kılan tüm bu çabaya
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
YUKARI GİT
%d blogcu bunu beğendi: