BİR KÜÇÜK ” NESİL” SORUNU

by

Bir yudum yorgunluk kahvesi rica ediyorum!

Biraz yoruldum sanırım. Anlatmaktan, dinlemekten, konuşmaktan, izlemekten, mücadele etmekten ve devam etmekten. Doğrularımı savunmaktan, savunurken savrulmaktan ve belki de değer vermekten.

Hayatın karmaşası ve telaşı içinde insanların birbirini çarçabuk gözden çıkardığı, zorunlulukları ile yaşamak zorunda olan insanların yorgun ve bitkin çehreleri, bugün de yanlış olduğunu bildiğimiz ama yapmak mecburiyeti hissettiğimiz birçok durumu öylesine yapıverdiği, en çok da beklentilerimizin gün geçtikçe arttığı ve var olanı değerlendirmeyi bilmeyen bir toplumda var olma mücedelesi veren bir toplulukta yaşamaktan.

Bu günlerde sadece biraz dinginlik istiyorum yaşamımda. Herkes gibi bir mücadelem var. Bazen bırakmak, terketmek, değer vermemek istiyorum. Geleceğe dair içimde koskocaman bir umut birikintisi  olsa da izlediklerim, yaşadıklarım, gördüklerim beni derinden sarsıyor.

Diyorum ki derdiniz neee?

Nedir bu söz düelloları? Sonumuzun ne olduğunu bildiğimiz halde nedir bu basit savaşlar. Konuştuklarımızın ötesinde olması gereken yaptıklarımız  ve yapabileceklerimiz nerede? Neden sadece konuşup ötesini yapamıyoruz? Neden kendimizi kanıtlamak için boş cümleler kuruyoruz?

Çok şey yapabiliriz aslında. Öncelikle çocuklarımızdan başlamalıyız. Bu yanlış sistemin içinde onlara hayalleri için fırsat vermeliyiz, dinlemeliyiz, hayal kurmalarını sağlamalıyız , zihinlerinin en derinlerindeki düşüncelere dokunmalıyız.

Anlatmamalıyız!

Anlatmak onlar için çok da etkili olmamakta.

Göstermeliyiz!

Doğruyu, yanlışı, sevgiyi, dünyaya nasıl faydalı olacağımızı göstermeliyiz.

Fırsat vermeliyiz!

Hayalleri için sadece küçük bir fırsat.

Hatalarının ve yanlışlarının arkasında durmamalıyız!

Onlar bir birey ve bizlerin sahip olduğu irade gücü ve hissetmesi gereken duygular onlarda da var.Tek başına problem çözme becerisi kazandırmak için çocukların hatalarıyla yüzleşmesini sağlamalıyız.

Ben bir öğretmenim. Matematiği sevmeyip sevgiyi derinden hisseden öğrencilerim var. Fen Bilgisi dersini sevmediği için derste ciddi olamayan ve geleceğini spor akademisi üzerine kurmak isteyip Beden Eğitimi dersinde tüm ciddiyetiyle 40 dakika koşan bir öğrencim de var. Ve sadece müzik isteyenler de. Bizim sistemimiz sayılar ve cümleler arasında sıkışıp kalmış bir sistem öteye gider mi bilmem ama…

Hep birlikte yorgunuz! Çocuklarımız da yoruldu; bir mola verip harekete geçme zamanı geldi. Derin bir nefes alıp ne yapmaları ve ne olmaları gerektiğine kendileri karar vermeli.

Herkes bir adım geriye…

Yanlış yapıyoruz! Almak zorunda oldukları dersler nedeniyle yapabileceklerinin, yeteneklerinin, bilimin farkında olmayan bir nesil yetiştiriyoruz. Kendi elimizle bir şekle sokmaya çalıştığımız çocuklara “Siz nasıl bir nesilsiniz?” , ” Nasıl bir nesil yetiştiriyoruz?” sorularının sorulması da oldukça trajikomik geliyor.

Hayata kızgınlığım kat kat artarken umutlarım ve hayallerim bitmiş değil. Heyecanlıyım aslında yapmak istediklerimi düşününce mutlu oluyorum. Belki de bir kişinin hayatına dokunabilirim diye düşünüyorum. (Birçoğunuzun çevremdeki diğer insanlar gibi “Gerçekçi ol.” dediğinizi duyar gibiyim.)

Hayata ve insanlara bakış açım hep realisttir aslında. Hem gerçeklere yön veren de hayaller değil midir? Ne kadar ütopik olsa da  çocuklar için hayal kurmaya devam edeceğim. Çünkü onlara inanıyorum.

Umutlarımı, hayallerimi, olumlu-olumsuz  yaşadığım her durumu bırakıp geleceğe emanet ediyorum. Hayat ne sunarsa varım elbet. Kesemdeki iyilik ve güzelliklerin daha fazla olmasını temenni ediyorum. Yorulmak, mücadele etmek, sıkılmak, kaçmak istemiyorsak sadece onlara kulak vermeliyiz diyorum.

Ve son olarak öğrencilerime sesleniyorum! Hepinize ve herkese!    Duymak istemediğiniz “Siz  nasıl bir nesilsiniz?” sorusuna inat “SİZ SÜPERRRRR… BİR NESİLSİNİZ” diyorum.

#Sizsüperbirnesilsiniz

 

Tags:

2 Comments

  1. Gerçekten güzel bir yazı olmuş. Yazınızın başından sonuna kadar tek nefeste okuduğumu söyleyebilirim. Konunuz içinse bir çok yerde haklısınız. Her zaman derim şuanı değiştiremeyiz ama geleceği değiştirebiliriz. Bunun yoluda çocuklarımızdan geçiyor. Bir ülkeyi değiştirmek için bir nesil lazım ve bu nesli gerçekten güzel yetiştirmek lazım.
    Diğer bir dikakt ettiğim olay çevremizde herkes birbirine nasihat veriyor ama kendisi uymuyor. Bu nasihatlar ne kadar inandırıcı olabilir ki? Değişime önce kendimizden başlamamız gerekiyor diye düşünüyorum.

    • Teşekkür ediyorum.Kesinlikle geleceği değiştirebiliriz. Önemli olan onlara model olmak ve hayatı doğru anlatmak. Umarım çocuklar için gösterdiğimiz gayret onlar için yol olur.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*

Latest from Nur

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
YUKARI GİT
%d blogcu bunu beğendi: