HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?

by

HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?

Nedir ilk izlenim? İlk izlenimi ve ön yargıyı ayıran nedir? Nedir ilk bakışta bir insanda yakalayabildiklerimiz? 3 saniyede birini gerçekten tanıyabilir miyiz? İnsan bu kadar basit bir varlık mıdır? Yoksa ilk izlenimde başkalarını hemen tanıyabilecek kadar komplike midir? Seneler sonra da aklımıza hep o ilk an mı gelir? O ilk bakışa mı aldanırız hep? Ne kadar kalıcıdır göz kırpıncaya kadar geçen zaman? Ve asıl soru:

İlk izlenim bir ilişkiyi nasıl değiştirebilir?

Biz insanların niyet okumak gibi bir gafleti vardır çoğu zaman. Kimi ilk 3 saniyede yapar bunu, kimi bir ömür boyu, kimi bir hareketiyle yargılar insanı, kimi onu bile beklemez, direk etiketler. İlk izlenimin etkili olduğu gerçeğini inkâr edemem, edenleri de çok samimi bulmam açıkçası. Ancak ilk izlenimin “her şey” olduğu yanılgısına düşenlere de aynı şekilde yaklaşıyorum.

Biz bu hafta seçtiğimiz münazara konusuyla “İlk izlenim her zaman doğru çıkar mı?” sorusunu farklı açılardan ele almak istedik. İlk izlenimle alakalı kafamda bir sürü soru canlandı ve zaten kararsız biri olarak yine bu konuda da biraz arafta kaldım diyebilirim. Ancak çok düşündüm ve bir karara vardım.

İletişim okumuş biri olarak beden dilinin ve sözsüz iletişimin gücüne çok inanırım. Hiç karşılaşmadığımız biriyle ilk izlenimi oluşturan en önemli unsurlar da doğal olarak jestler, mimikler, ses tonu, hareketleri, konuşması, kıyafetleri, kullandığı renkler, fiziki özellikleri, gülüşü… gibi gibi derken çoğaltabiliriz. Bunların çoğu bakıldığı zaman karakteri temsil etmez ama aynı zamanda kişinin bir silueti gibidir. Bu nedenle ilk izlenim derken aslında sık sık ön yargıya düşeriz. Bir yerde okumuştum ve belki sizler de daha önce duydunuz: “İlk izlenim için ikinci bir şans yoktur.”

İlk izlenim buradan da anlayacağınız üzere oldukça acımasızdır. Değişimin bu kadar hızlı olduğu ve insanların kendini bile tanıyamadığı bu gezegende birini ilk görüşte tanıyabileceğini ilan etmek, kahinliktir. Dilediğin kadar çok insanla muhatap ol, birçok şehir gezmiş, birçok insan görmüş, birçok kişi tarafından kandırılmış ol. Hiç fark etmez. İlk izlenim ne yazık ki her zaman doğru çıkmaz. (Keşke çıksaydı o zaman her şey daha kolay olurdu. ) Tabii deneyimin ve tecrübenin yanılgıyı azalttığını kabul ediyorum ancak insan aynı hataları defalarca yapmaya meyillidir. Kimse de kimseyle ilgili ilk görüşte doğru karar veremez; verirse de şans eseridir.

İlk izlenimle ilgili asıl handikap ise şudur: ‘İlk izlenim aslında kişinin bize yansıttığının yanı sıra zihnimizde davranışları ve biçimleri nasıl kodladığımızla alakalıdır.’ Yani ilk izlenim aslında karşıdakiyle değil, bizimle alakalıdır. Basitçe örneklendirecek olursak, senin yeşil gözlülere zaafın vardır ve yeşil göz sende olumlu bir etki bırakır. Ancak “B” kişisi için olay tam tersi olabilir. Gördüğünüz üzere ilk izlenim tamamen subjektiftir. Bu nedenle yanıltıcı olduğunu kanıtlamış sayılabiliriz. Çünkü bizim doğrularımızın safi doğru olduğu gibi bir gerçeklik söz konusu değildir.

Buna karşın yine de ilk izlenim bizleri oldukça etkilemektedir. Doğru olmasa dahi… Arama motorlarına ilk izlenim yazdığınız zaman, iş, aşk, filmler, arkadaşlıklar ve birçok değişkenle birlikte ‘ilk izlenimde başarılı olmanın yolları, ilk izlenimi değiştirmenin yolları’ gibi başlıklar çıkmaktadır. Bu da demek oluyor ki, ilk izlenim hepimiz için hayatın her alanında önemlidir. Ancak benim burada değindiğim nokta ilk izlenime göre hareket etmenin çoğu zaman yanlış olacağıdır. Çünkü daha sonrasında kişilere farklı anlamlar yükleriz ve ilişkiler inşa etmeye başlarız. Eğer her zaman ilk izlenime göre şekillenseydik, şu an hayatımızda olan bazı insanları hiç tanımamış olacaktık.

Peki ya…

İlk görüşte aşk var mıdır? İnsanlar hiç değişmezler mi? Yeni tanıştığımız bir insan hakkında ömür boyu sürecek bir yargıya nasıl ulaşırız?

İlk izlenimden bahsederken ilk görüşte aşka değinmeden geçemeyeceğim. Çünkü ilk izlenimin doğru olmayacağını savunurken, ilk görüşte aşka inanırım. Hatta ilk görüşte olmayan aşkın ancak “SEVGİ” olabileceğine inanırım. Çünkü aşk zaten bize doğruyu veya yanlışı sorgulatmaz. İlk görüşte bir şey çekerse seni, kafanı çevirip tekrar bakmak istersen eğer ya da sadece o anın büyüsüne kapılırsan… Evet. Aşk diye nitelendirmezsin sen bunu. Ama ilerde o kişiye aşık olmamak için büyük bir çaba sarf etmen gerekecek. Öyle değil mi? (Tabii burada aşk ve sevgi kavramına da değinmek gerekir ama kim bilir belki onu da bir başka bir zaman ele alırız. )

Konuyu sonuçlandıracak olursak; ilk izlenim sezgilerden oluşur ve sezgilerimizi oluşturan da düşüncelerimizdir. Aslında içimizde o kişiyle ilgili anlamlandıramadığımız her şey bizimle alakalıdır. İlk izlenimin büyük bir kısmını da zaten bahsettiğimiz gibi dış görünüş oluşturur. İnsanları bunlara göre yargılamanın yanlış olduğunu düşünüyorum ve açıkçası herkesin tanınmaya değer yanlarının olacağına inanıyorum. Her insan bir labirent gibidir çünkü; kaybolmadan çözemezsin. İnanın insanlar değişir; ilk izlenim yanıltıcı olabilir, ilk izlenim ön yargılarınızı besleyebilir ve ilk izlenim maalesef bir ilişkiyi büyük oranda etkileyebilir. Bence bu noktada kendinizi kontrol edin ve kodladığınız kavramlardan sıyrılın. Sadece karşınızdakine odaklanın ve onu tanımak için kendinize bir şans verin. Başka bir gözle bakmayı öğrendiğimiz zaman bu hayat daha güzel olacak.

Çünkü hepimiz bunu hak ediyoruz! 🙂

Tags:

Olmak istediğim yerlerden biri burası ve olmak istediğim kişilerden biri de Nihce! Siz burada beynimin içindeki ritmik seslerin yazıya evrilişine şahit olacaksınız. Venüs ile yaptığım anlaşma sonucunda Dünya'yı kelimelerle ele geçirmeye karar verdik. Herkese inat "kimse" olmak ve daha büyük bir adım atabilmek için. Unutmayın: kelimeler çoğalır, dağlar aşılır ve içimizdeki gezegenler elbet fethedilir.

3 Comments

  1. İlk görüşte kör kütük aşık olmak diye bir şey olsaydı onu ben icat ederdim.(M.Menteş, Ruhi Mücerret) İlk görüşlerde olduğumuz gibi kalabilmek ve yaşayabilmek dilekleriyle. Ellerine, zihnine, düşüncelerine sağlık. Bir Balkabağ.

  2. Bence ilk görüşte aşkı, ancak gerçekten yaşamış olanlar bilebilir ve savunabilir. Yaşamayanın kabul etmemesi, reddetmesi veya saçma bulması ise gayet normaldir. Çünkü gerçekten, günlük duygularımızın ve olağan tepkilerin çok üstünde ve çok farklı bir duygu yoğunluğudur. Yaşadığını düşünenlerin bir çoğunun da aslında farklı duygular yaşadığını düşünüyorum. Hele ki ilk görüşte aşık olup evlenenlerin ise milyonda bir olacağını düşünüyorum. Geçtim onu, hakiki manada aşkı yaşayabilen varsa beri gelsin diyorum. Onun her gözlerinin içine baktığında kalp atışların hızlanmıyorsa, tenine her değdiğinde için ürpermiyorsa, onun yanındayken ne olursa olsun kendini mutlu hissetmiyorsan, onun için en sevdiğin şeyleri bile terketmiyorsan, bunların yanında hoşuna gitmeyen davranış ve hallerinde, özveri, sabır ve anlayış gösteremiyorsan bence aşık değilsin dostum. Çok seviyor olabilirsin, onun için ölürüm diyebilirsin, yakarım dünyayı diyebilirsin ki ben bunları kızım için de diyorum, ama aşık değilsin arkadaş… Eşşekten düşeni, eşşekten düşen anlar, aşık olanı da mecnun anlar vesselam, gerisi yalan anlar.
    Çok güzel bir yazıydı, tıpkı diğerleri gibi…

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published.

*

Latest from İlk İzlenim Her Zaman Doğru mudur?

PEKİ YA TANIDIKTAN SONRA?

Bazı insanlar tanışırken kendinden çok başka birisiymiş gibi tanıtır kendini ama vakit
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
YUKARI GİT