KOPARDIK SENİ BENDEN

by
“DÜNYADAN VAZGEÇMEK, DÜNYAYI ANLAMAKTIR, ONDAN KAÇMAK DEĞİL”


İzbe bir evdeyim. Yalnızım. Sıvası dökülmüş salonun ortasında bacaklarımı kafama kadar çektim, oturdum. Burnuma rutubet kokusu geliyor. Özledim sesinin dalga dalga yayılmasını. Öyle güzel yapılmış bir beste ki sesinin tınısı, hiçbir söz yakışmıyor üstüne. Öyle ki seni dinlerken kendimi ünlü bir sanatçı gibi hissetmekten alıkoyamıyorum. 

Her gün biraz daha az ve biraz daha çok senden. Sen, birilerine benzeyen en güzel şeysin, herkesten biraz biraz ama hepsinden tamsın. Her okuduğumda altını çizmek istediğim o cümlesin. Bu bahçenin çiçeği de bahçıvanı da sensin.  Bugün, evreni sen gibi algılayışıma son vermek istiyorum. Bugün, dünyaya olan hıncımı senden çıkarttığım son gün.

İpler ellerimin arasından kayıp gidiyor. Sadece bir gün istiyorum seni hatırlamadan geçirebileceğim.  Rüyalarıma ilham olmaktan vazgeç. Ben böyle, ben böyleyken ikimizin içinde olmadığı hiçbir manzaraya sığamıyorum. İçimde hep sensiz geçen senelerin yası. İnsan sevdiğini susmasından da tanır değil mi? Anla beni.

Çocukken çok isteyip de alamadığım o oyuncak gibisin. Sonunu düşünmeden  sallandığım salıncak, hızla midemin bulanması ama ayağımı yere basmaktan korkmakla eş değer ayrılığımız. Bir insan hiç olmadan nasıl bu kadar var olabilir ki? Rüyalarımı devretmek istiyorum.  Bugün, saatlerce uzanıp tavanı seyretmek istiyorum. Bugün, özlemle küçümsüyorum seni.

“SONRA İÇİME VE HATTA DIŞIMA KAPANDIM”


Sen, çöküşümün habercisi bir anonstun belki de. Hayatımdan seni çıkarınca geriye çok bir şey kalmıyormuş. Ne yarım yamalak o his, ne içimdeki sıcaklık, ne de heyecan. Sen yine de derin derin bakan bakışını kaybetme. Arapçada beklemekle sahip olmak aynı anlama geliyormuş. Belki de beklemek kaybetmek değildir artık bizim için.

Biz, neslimizin şaşaalı mutluluklardan sonra ağlamak için görevlendirilmiş gençleriydik. Tüm detayların yavaş yavaş siliniyor zihnimden, beklemediğim bir anda hatırlanmak üzere. Sen kendine “bugün kimin geçmişinde kaldık?” diye sorduğunda aklına ben geleceğim. Halbuki daha dündü omzunla aramdaki mesafeyi yerle bir etmek isteyişim. Belki de yeterince sıkı sarılamadığımız için oldu bu ayrılık. Kopardık seni benden…

“Yeter artık, yeter çıkalım zıvanadan.”


Bugün, bir çılgınlık yapıp seni unutalım. 

* Dünyadan vazgeçmek, dünyayı anlamaktır;  ondan kaçmak değil./?

* Sonra içime ve hatta dışıma kapandım./Didem MADAK
* Yeter artık, yeter çıkalım zıvanadan./Birhan KESKİN

Olmak istediğim yerlerden biri burası ve olmak istediğim kişilerden biri de Nihce! Siz burada beynimin içindeki ritmik seslerin yazıya evrilişine şahit olacaksınız. Venüs ile yaptığım anlaşma sonucunda Dünya'yı kelimelerle ele geçirmeye karar verdik. Herkese inat "kimse" olmak ve daha büyük bir adım atabilmek için. Unutmayın: kelimeler çoğalır, dağlar aşılır ve içimizdeki gezegenler elbet fethedilir.

2 Comments

  1. Hunharca delirin çünkü dünya delirmeyince de çalkalanıyor. Delice sevin. Turuncu güneş gibi umut ve enerji dağıtın. Sonra hayal kurun karanlığa dalıp. Sakın durmayın bir şeyler yapın. Bu yazıyı ayrı bie sevdim Konya’ya yolu düşen balkabağ

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published.

*