DİP GÜZELDİR

by


Gözlerimi ellerimle sımsıkı kapattığım bir gece okyanusun kıyısında uyandım. Halbuki okyanus ne demekti, uyanmak ne demekti, sevmek ne demek? Kış günüydü, içimde yangınlar. İçimde kilometreler. Nazım Hikmet’i anıyorum o sıra, kulağımda Ahmet Kaya ve sen seversin:
“Aramızda yüzyıllık zaman
Yol yüzyıllık…” diyor.
Özlemişim diyorum,  uzun zaman oldu baş başa kalmayalı kendimle. İnsan en çok yazarken yüzleşiyor çünkü kendiyle… Engel oluyorum yazmamak, seni yazmamak için. Gerekirse bakmıyorum gökyüzüne, dinlemiyorum sevdiğin şarkıları, bakmıyorum gözlerime baktığın fotoğraflara, seni hatırlatan her şeye küfrediyorum ve farkındaysan her şey seni hatırlatıyor bana.
Bazı günler sebepsiz yaşanır diyorum. Evimi özledim diyorum. Evim sensin. Kapanan o kapıları matruşka misali açmaya çalıştım ama olmadı diyorum. Bir yuva arıyorum belli ki, alıştığım bir yuva sıcaklığı, sensin… Sen deprem oluyorsun. Bir müddet geçmiyor artçıların. Oysa sana çiçeklerle süsleyeceğim hediyeler verecektim. Güzel bileklerini süsleyecektik ve birlikte güzel şeyler yazacaktık. Sana imza bile bulacaktık; böyle küçük hayallerimiz vardı, peşinden koşacaktık. Daha çok sarılacaktık, Daha, çok sarılacaktık seninle.
Şimdi bir okyanustan alıyorsun beni bir kuyunun dibine atıyorsun, Burası zindan. Burası senin göremediğim yanların kadar karanlık. Burası, Daha önce kalbinin dikişini patlatmış ceset yığınıyla dolu. Benim elimde sevgi tohumları. Sen tam içime bir sızı bırakıyorsun. Bugün, yaşamak nedir bilmiyorsun bir insan göğsünde. Her gün yeni birini doğuruyorsun kendinden. Senin sığ duyguların; sığ denizlerinde, sığ diyorum sığ işte, sığmıyorsun. Sığınacak yer de olmuyorsun.
Öğrendim sevginin intikama büründüğünde nasıl güzel göründüğünü. Onca kötülüğe rağmen, onca kötülüğün arasında ve onca kötülüğe karşı seninle kalmayı öğrendim. Sevdiğinde tüm ihanetleri kabul edermişsin onu öğrendim. Defalarca tiksindim kendimden. Defalarca kanlı gözlerle baktım etrafa ve defalarca yoldum saçlarımı. Kabullenememenin güzel bir yanı yoktur sevgilim; kabulleniş her zaman kendinle yüzleşmek, kendini saymaktır doğru yerde. Kabullenemezsen isyan edersin çünkü; her gece aynı karanlıkta, aynı yerde, aynı düşünceyle bulursun kendini aynı kişi için. Aynı kişi için yanarsın ve aynı kişi için sinersin kendi içine. Kabullen diyorum. Vazgeç diyorum. *Onlar da diyor:
“Her seyin sıradanlaştığı bir dünyada
bazen kaybetmek en dogru seçimdir.
Ve o dünyada en yerinde tercih; vazgeçiştir.”
Sensiz kendimin içinden geçişim çok acı, çok acı geliyor sensiz attığım her adım. Tanışmamış gibi olmak, bir anda dünyamdan yok olman. Sayende biliyorum artık herkesin dünyası birine bağlıdır aslında, birine bağlı olurmuş göbek bağın. Yutkunurken içimden ismini geçiyorum bunu bil. Yalnız değilim belki milyonlarca kişiyle aynı hissediyorum yalnızlığımda. Ama sen eşsizsin, eşsizsin bunu biliyorum. Senin sevgin de acıların da adını her gün cümle içinde duyuşum da eşsiz. Sen, sen diyorum; bütününle teksin.
Bu ıssız karanlığımda, düştüğüm çukurda, gökyüzündeki bulutta, seni arıyorum. Bulamıyorum. Korkuyorum. Korkuyorum hiç beklemediği anda yine birinin göğsüne çarparsan ve onun kalbi de senin için çarparsa diye. En çok senden korkuyorum. Bakarsan başkasına gönül gözünle diyorum; bakarsan destan olur, çünkü sel olur, ölüm olur bir yerlerde; bir olursan birileriyle.
Ellerimi zor ayırıyorum gözlerimden. Avuç içlerimde tırnak izleri… Bazı acılar sadece duygusal değildir diyorum. Dünyayı bugün bir acı döndürüyor ve bir gün bir acı bu dünyaya son verecek diyorum.  Dayanın diyorum. Seven her insan dayansın sevgisizliğe. Çünkü kendini unuttuğun gibi acımasızca ve ansızın unutacaksın onu da. Sadece dayan.
Kabul edeceksin tek başına olduğunu bir gün, kimseden bir şey beklemeyeceksin. Dayan.
Nasıl olsa sen de bir gün kendine yetmeyi öğreneceksin… Unutma; dip güzeldir.







*Can Dündar/ Her Seçim Bir Kaybediştir.

Olmak istediğim yerlerden biri burası ve olmak istediğim kişilerden biri de Nihce! Siz burada beynimin içindeki ritmik seslerin yazıya evrilişine şahit olacaksınız. Venüs ile yaptığım anlaşma sonucunda Dünya'yı kelimelerle ele geçirmeye karar verdik. Herkese inat "kimse" olmak ve daha büyük bir adım atabilmek için. Unutmayın: kelimeler çoğalır, dağlar aşılır ve içimizdeki gezegenler elbet fethedilir.

3 Comments

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*