ZAMAN İNSANLARI DEĞİL, ARMUTLARI OLGUNLAŞTIRIR!

by

   

(Yazı başlığım, Peyami Safa’nın sevdiğim bir sözünden alıntıdır.)

Tavsiye ve tecrübe kelimelerini yan yana düşündüğümde, tecrübe bir süreç, tavsiye ise anlık bir karar gibi görünüyor. İkisi arasında bir kıyaslama yaptığımızda eminim ki birçoğumuz zamanın değerinden, insanı olgunlaştırdığından ve insan deneyimlerinden bahsedip tecrübe diyecektir. Kendi kendime bir kıyas yapmak istediğimde ise konuya ilişkin olarak karmaşık düşünceler içindeyim. Konuyu geniş bir perspektifte ele aldığımda net bir cevabım olmamakla birlikte yazımın başlığından da anlaşılacağı üzere, bu zamana kadar tavsiyeler üzerine yaşamak istemediğim bir çok durumu ele aldığımda ve tecrübelerini seçmiş biri olarak bugünlerde yaşadığım halet-i ruhiyemle derim ki çok yanlış tercihler yapmışım 🙂

Tecrübelerimi yaşarken yorulduğumu hissediyorum. Bir  yıl içinde değişen hayatımı ve sorumluluklarımı düşündüğümde bu bir yıllık tecrübelerime dayanarak tavsiye diyorum sanırım.

Kendi yaşamımı ve bugünümü düşündüğümde “Daha pişeceksin. ” cümlesini ailemden, çevremden ve tanıdıklarımdan epeyce duymaktayım. Ben sadece bilgi anlamında pişmek istiyorum. İnsanlarla mücadele ederken yalan söylemeyi öğrenip pişmek istemiyorum mesela. Çok afedersiniz! çemkirmeyi marifet sanan insanlardan da olmak istemiyorum. Baskı ve korku kültürüyle yetişen bir neslin zihnindeki kıvılcımı merak ediyorum. Onlara sadece Türkçe, matematik öğretmek istemiyorum, sussunlar istemiyorum, farklılıklara saygıyı öğrenip bilgi anlamında savaşsınlar istiyorum.

     Offff… Bu kadar zor muymuş gerçekten?
Tamam tamam vazgeçtim. Tavsiyeymiş, tecrübeymiş bir kenara atalım bunları ben sadece hayallerimi yaşamak istiyorum sanırım 🙂 Fakat yazımın başlığına duyduğum saygıdan ötürü savıma devam ediyorum.
   
    Evet nerede kalmıştık?
   “Zaman eşittir tecrübe.” yanılgısından bahsedelim. Herkese zaman eşittir tecrübe gibi gelse de benim zihnimde böyle bir düşünceye yer yok. Kişiden kişiye değiştiğini düşündüğüm bu durumu, günümüz eğitim hayatını ele alarak küçük örneklerle açıklamak isterim. Örneğin, üniversite mezunu olup, sadece iş bulabilme kaygısıyla hareket edip, hayatının bir dönemini sadece KPSS sorularına adayıp, atandıktan sonra rahat bir nefes alıp, hayattaki tek gayesi boş ama iyi bir hayat sürmek olan kendini geliştirmemiş ve sadece yaptığı işin rahatlığından ve huzurundan bahseden pek çok insandan bahsedebiliriz. Mesleğinde on yılı geçtikten sonra tecrübeli olduğunu zanneden fakat zamanın içinin doldurulamadığı sürece tecrübenin bir anlam ifade etmediğini unutan ve hatta hayat telaşında, insanlarla mücadelesinde edinmiş olduğu ve değerli olan tüm bilgileri körelten nice insandan da söz edebiliriz.

  Sonuç olarak tecrübe edinirken zamanın geçtiğini, tecrübelerimizin bizi yaşamın dinamiğinden uzaklaştırdığını, her gün yeni bir bilgiyle ve çürütülmüş bir tezle uyandığımız bu çağda günümüz çocuklarının merakını, ilgi alanlarını, hayallerini, yapmak istediklerini ve içinde bulunduğumuz eğitim siteminde öğretmenlerin yeni  neslin sorularına yetemediği bu dünyada,  geleneksel bir söylem olmaktan çıkamamış tecrübeyi savunmamakla birlikte tabii ki  bugüne ayak uyduran, donanımlı tecrübeye evet diyebiliyor fakat tavsiyeyi savunuyorum.

     

 

   

1 Comment

  1. Zaman=Tecrübe yanılgısından kurtulduğumuzda,ancak o zaman daha iyi kavrayacağız yaşamı.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*