TAVSİYELERİ GÖRMEZDEN GELME SONUCUDUR TECRÜBE

by

Akıllı bir adam yalnız kendi tecrübelerinden, çok akıllı bir adam başkalarının da tecrübelerinden yararlanır.  Çin Atasözü

Tecrübe mi yoksa tavsiye mi?

 

O kadar göreceli ve çift cevaplı bir soru ki, münazara konusuna karar verdiğimiz günden beri düşünüyorum. Şöyle ki, kimi durumlar karşısında doğru ve yanlışın fark edilebilmesi için kişinin olayı yaşayıp, deneyimlemesinin faydalı olacağı kanısındayım. Kimi durumlarda ise öyle anlar yaşanır ki, önceden verilen tavsiyeye kesinlikle sırtını dönmemen gerekir. Çünkü sana pahalıya patlayabilir.

 

Önce “tavsiye” konusuna bir göz atalım ve konuyu örneklerle somutlaştıralım.

 

Daha önce kullanmadığım, yeni bir ürün alırken mutlaka bir ön araştırma yaparım. Önceliğim o ürünü denemiş blog yazarları olur. Sonrasında eğer video tanıtımı yapılmışsa youtuberlar. Bir ürün için birden fazla kişinin tavsiyesini dikkate alırım. Yeni bir kitap okumadan önce verilen tavsiyeler de önemlidir benim için ya da dizi veya film. Bu anlamda tavsiyelere güvenirim.

 

Fakat her şey göreceli olabilir. Tavsiye edilen ürün yada konuyu beğenmemiş olma olasılığımız da var veya tam aksi. Kimsenin beğenmeyip, tavsiye etmediği bir filmi sen çok beğenebilirsin. İşte tavsiyelere kulak asmayıp, kendi özgür iradenle deneyimlediğin o aşama tecrübe oluyor.

 

Bu durumda tavsiyeleri görmezden gelme sonucudur tecrübe.

 

Geçtiğimiz haftalarda eşime tavsiye edilmeyen büyük bir markete gittik. Amacımız biraz gezmek ve 3-5 parça bir şey almaktı. Tavsiye edilmeyen ve başkası tarafından tecrübe edilen konu şuydu: “Markette çok fazla ve farklı ürün çeşidi var. Almak niyetinde olmadığın şeyleri de aldığını son noktada, kasada fark ediyorsun.” Yazımın başındaki Çin atasözünde olduğu gibi çok akıllı davranmak lazım tabi, 3-5 parça ürün alacakken 500 TL’lik harcama yaptığımız gerçeğine gerçekten kasada uyandık.

 

Ya da yoga eğitmenleri, yogaya yeni başlayanlara ilk zamanlar için asanaları yaparken kendilerini zorlamamaları gerektiğini tavsiye etmese…

 

Şu cümleyi de incelemek istiyorum: “Sinirlenince susmayı öğrendiğimden beri olgun biriyim.”

 

İlk bakışta kesinlikle tecrübe gibi görünüyor değil mi? Ki zaten tecrübe. Ancak olasılıklar üzerinden değerlendirecek olursak, büyük olasılıkla olgunluğa erişen bu kişiye defalarca sakin olup, sessiz kalması gerektiği çevresindeki kişiler tarafından tavsiye edilmiştir. Henüz olgunlaşmayan insanımız ise tavsiyelere aldırış etmeyip, her seferinde sinirlenince bağırıp çağırıp bir sonuca varamadığını fark etmiş ve durumu tecrübe zannetmiştir. Neyse öyle yada böyle doğru sonuca ulaşmış😄

 

Sözün Özü: Verilen tavsiyeleri dinlemeyip eninde sonunda tecrübeye de bilinçli yada bilinçsiz varmış olacağız. “Tavsiyeleri görmezden gelme sonucudur tecrübe.” demiştim. Her ikisinin de yaşanılması kaçınılmaz.

Ankara doğumluyum. Bir anne, bir eş, özel bir kurumun da halkla ilişkiler sorumlusuyum. Okuduğunuz blogun da özgür ruhuyum (Serazad). 24 saatin bana yetmediğini, bir icat üzerinde çalışacaksam bunun kesinlikle zamanla ilgili olacağını düşünürüm. Evet sık sık da düşünürüm. Hayatı, evreni, Tanrı'yı, aklımın sınırlarını zorlayan derin meseleleri... 3.üniversite olarak Türk Dili ve Edebiyatı okuyorum.

4 Comments

  1. Merhaba, tecrübe bazen büyük kayıplar sonrası kazanılabilir. Tabii bunu bir kazanım olarak görürse insan oğlu, bazen bir çok tavsiye alırız çoğu zaman da o tavsiyelerde bulunan insanları dikkate almak istemeyip sonucunu görmek isteriz. Ben şuna inanıyorum insanın kendi tercihleri neticesinde kazandığı tecrübe daha kalıcıdır. Diğer bir konu ise "Tecrübe hayatın insana kel olduktan sonra tarak vermesidir . Kalın sağlıcakla.

  2. Yorumunuz için teşekkür ederim 🙂 Kişinin tecrübe edinmesi kendi tercihleri doğrultusunda olur ve sonucu iyi yada kötü de olsa daha kalıcı olması muhtemeldir. Yine de tavsiyeleri de dinlemek yerinde bir karar olmalı 🙂 Sevgi ve saygıyla… **Serazad

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published.

*