KARARLILIK BAŞARIYI GETİRİR

by

Dünya üzerindeki “varlık” yaradılış itibariyle istekli ve meraklı bir özelliğe sahiptir. İnsanoğlunun bu özelliği onu gelecek hayatında farklı alanlarda bir arayış içine iter. İnsanlar, hayatlarında uzun bir süreç olan öğrencilik döneminde bu duygusunu bir şekilde tatmin etmeye çalışır. Eğitimde merak duygusu öğrenciyi başarıya iten ve hedefine ulaşmasını sağlayan en büyük başlangıçtır. Merak ilgiyi doğurur, ilgi ise zihnin o alanda harekete geçerek bilginin oluşmasına kaynaklık eder. Bilgi ise merak duygusunu hedefe ulaştırır. Atalarımız “Merak ilmin hocasıdır. ” demişlerdir. Buradan hareketle yaşadığımız çağda çocuklarımızı geleceğe hazırlamak için onların merak duygusunu açığa çıkarmamız gerekir. Eğitim konusunda ne kadar merak edersek o kadar bilgi ediniriz. Tabi bu bilgi edinme sürecinde “kararlılık” önemli bir ilkedir. Eğitimde merak duygusu ile başlayan bu serüvende öğrenci hedefe ulaşmak istiyorsa karalı olmalıdır. Kararlı olmak eğitimde başarılı olmanın en önemli anahtarıdır. Hedefe ulaşmak istediği yolda çaba göstermek kararlı olmanın bir gerekliliğidir. Bu durum henüz birinci sınıfta okuma-yazma öğrenmeye çalışan bir öğrenci için de lise son sınıf olup üniversite sınavına çalışan öğrenci için de aynı cereyan eder.

Hayatımızın her döneminde gerçekleştirmek istediğimiz hayaller vardır. Bu hayaller öğrencilik yıllarında geleceğe yönelik seçimler ve gelecekte yapmak istedikleri mesleklerle ilgilidir. Ve hatta hayatımızda sınavların odak noktamız olduğunu düşündüğümüz TEOG döneminde iyi bir lise, YGS-LYS yılında ise iyi bir üniversite hayal ederiz. Öncelikle şu bakış açısını düzeltmeliyiz ki hayatımız sınavlardan ibaret değildir; fakat sınavlar hayatımızın bir gerçeğidir. Günümüzde insanların bilgisini ölçen kontrol araçları sınavlardır. Sınavlar insan çabasının olumlu ya da olumsuz sonuçlandığının somut delillerdir. Her ne kadar yöntem ve zaman bakımından yanlış uygulamalarla karşılaşsak da öğrencinin amacına ulaştığını gösteren en güzel araçtır. Ve öğrenciler bu sınav uygulamalarını “öğrenci olmanın bir gerekliliği” sayarak nihai amaçlarına ulaşmak için zihinlerini ve dikkatlerini sadece hedeflerine yöneltmelidir. Bunun için de düzenli, istikrarlı ve gayretli olmalıdır. Aynı zamanda öğrenciler bu süreçte olumsuz tüm düşüncelerden sıyrılarak, onları amaçlarından uzaklaştıran tüm dış unsurlara kapalı olmalıdırlar. Örneğin akademik başarısı çok yüksek olmayıp YGS-LYS döneminde olan bir öğrenciyi en çok etkileyen durum dışarıdan gelen “Sen yapamazsın.”, ”Bu saatten sonra çalışsan ne olacak ki?”, ”Zaten çalışsan da başaramazsın.” gibi söylemlerdir. Öğrenci sadece iç motivasyonu ile hareket ederek, kararlı bir duruşa sahip olursa bu cümlelerin zihnimizde kapladığı alanı etkisiz hale getirir. Bununla ilgili küçük bir hikaye aktaralım:

Robert FULTON, ilk buharlı gemi üzerinde çalışırken arkadaşları onu “Gerçekleşmesi imkansız.” diyerek teorisinden vazgeçirmeye çalışmışlar, buharlı gemi yerine, yelkenli gemilerin hızını ve randımanını artıracak bir cihaz geliştirmesini istemişlerdi. Fulton, “Hayır olmaz.” dedi. “Gelişmek için dış kaynaklara dayanan bir şey beni ilgilendirmez. Güç o şeyin kendi içinden gelmeli.”  İçten destekli güç düşüncesi, Fulton’un buharlı gemiyi icat etmesine netice vermiştir.

Bu hikayeden de anlaşılacağı üzere,  eğitim hayatında kararlı olmak bizi hedefe ulaştıran en önemli unsurdur. Kararsızlık hedef belirlememizi zorlaştırır. Zihnin çalışma hızını yavaşlatır.

Meşhur alimlerden biri “Suyu düşünmek, susuzluğu gidermez. Odunu düşünmek insanı ısıtmaz.” demiştir.

Bu örnekte de olduğu gibi sadece düşünmek ve karar verememek zihnimizi yorar. Öğrencinin hedefe ulaşmasını zorlaştırır. Bizlere düşen tek görev amaçlarımız doğrultusunda kararlı ve azimli olup harekete geçmektir.

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published.

*