KİTAPLAR EŞİTTİR MUTLULUK

by

              

               

Bulunduğumuz ortamdan, rutinleşmiş hayatımızdan, aynı yüzlerden, aynı mekanlardan kaçmak istedik hep. Bunu da sadece şehir dışına çıkmakla, farklı yerlere gitmekle adlandırdık. Aslında yeni  yerlere, yeni insanlarla tanışmaya, yeni mekanlar keşfetmeye hep yürüme mesafesi kadar yakındık.

Neden bahsettiğimi anladınız mı?

Kitaplardan bahsediyorum güzel insanlar, kitaplardan.

Kitabın sözlük anlamı: Basılı ya da el yazılı kâğıt yaprakların ciltli ya da ciltsiz olarak bir araya getirilmiş biçimi.

Ama dediğim gibi bu sadece sözlük anlamı. Kitapların içine girseniz aslında sadece bu terimden ibaret olmadığını anlarsınız.

Öyle bir şey ki kitap okumak, okumayı sevmek. Kapağını açtığınızda gelen o mis koku. Sayfaların narinliği. Hele ki uzun zamandır çıkmasını beklediğiniz bir kitapsa, elinize aldığınızdaki o duygu bambaşka.

‘’Yeni mekan dedin, yeni insan dedin şimdi de kitap diyorsun. ’’ diyeceksiniz.

Kitaplar sizi yeni arkadaşlarla tanıştırır. Bazılarını öyle seversiniz ki keşke kitaptan çıksa gelse de dost olsam, ya da keşke kitaptaki gibi biri beni sevse dersiniz. Tabi bazen öyle karakterler tanıyorsunuz ki ‘’Şimdi bu adam benim yanımda olacaktı var ya…’’ diye sinirleniyorsunuz.

Ve yine kitaplar sizi öyle güzel yerlere götürüyor ki. Gerçekten gitmiş kadar oluyorsunuz. Yazarın anlattığı yerlerden ziyade kendinizin gitmek istediği yere gidiyorsunuz. Yani sonuç olarak bulunduğunuz yerden uzaktasınız.
Ve bu muazzam bir şey.

Kitap alışkanlığımız olmayabilir. Yani okumayı öğrenince kitapları çok seveceksin şartı yok. Kitap okumayı isteyip bir türlü okuyamayanlar var. Arkadaşının ballandıra ballandıra anlattığı kitabı sevmeyenler var. Misal ben bana bir kitap ne kadar övülürse övülsün eğer kendimi o kitabın içine alamadıysam asla sevemem. Kitap okumayı sevmeyi, okuma yazma öğrendiğimde sevmedim tabii ki ben de. Dediğim gibi kendime yakın gördüğüm kitapla  başladım ve şu an kitap okumak benim için en güzel hobi. Belki hobiden de öte bir sevda.
Bir kütüphaneye yayda kitapçıya girin. Seveceğiniz, ilk bakışta ya da içini açıp okudukça sizi içine çeken kitabı alın. Eminim siz de okumayı seveceksiniz.

Size yeni gezegenler, yeni insanlar, yeni hayaller katması için kitaplara izin verin.
İzin verin ki hayatınızı oluşturan yapbozun bir parçası olsunlar.

Tipik bir ege insanıyım, kütüğüm uşak. Doğma büyüme Konyalıyım. Ne dış görünüşümle ne de hareketlerimle yaşımı göstermediğimi binlerce kez duydum. Yaş olarak ne çok küçük ne çok büyüğüm. Sosyoloji öğrencisiyim. Herkesin hayatını bir cümlenin değiştirdiğini düşünürüm.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*