ÇOCUKLUĞUMUZUN EN MUTLU İZLERİ: OYUNCAKLAR

by
…oyuncağın küçümsenmesi hep rahatsız eder beni. Yaşantımızın bir döneminde ne bir sevgili, ne maaşlı iş ne de cennet bizim olsun istiyorduk. Tek beklentimiz, vitrinde gördüğümüz bir oyuncağı ellerimizin arasına almaktı. Montaigne’in dediği gibi: “Çocukluğumuzda oyunumuz oyun değil, en ciddi uğraşımızdı.”  Sunay AKIN
Çocukluğumda yaz tatillerinde anneanne ve dedemi ziyarete giderdik. Her gidişim yeni bir oyuncaktı benim için. Bayramlarda ise köye giderdik. Her zaman olmasa da orada da tornet ile kaymak heyecandan öte bir şeydi. Her türlü benim de en ciddi uğraşımdı oyuncaklarla oynamak. Peluş oyuncaklar, kucağında bebeğini sallayıp ona ninni söyleyen oyuncak bebek, yolları üzerinde yarıştığımız arabalar, Barbie ve sindy bebekler, oynamayı bir türlü beceremesem de hala çabaladığım misket, halıların desenleri ile yarattığımız bir dünyamız bile vardı. Ve hayalimdeki oyuncaklar… Bebek evleri mesela. Daha aklıma gelmeyen niceleri.
İşte o aklımın bir yerlerinde saklanmış oyuncaklara Antalya’da Anadolu Oyuncak Müzesi’nde tekrar rastladım. 40 yaşıma merdiven dayamış bile olsam heyecan duymam işten bile değildi. Bırakın benim çocukluğuma ait olan oyuncakları 1800’lü yılların oyuncaklarını da görmeniz mümkün burada. Hal böyleyken bu mekandan keyif almamak imkansızdı. Daha ne olsun çocukluk anılarımız var her yerde.
2017 yılının Ekim ayında hizmete girmiş Anadolu Oyuncak Müzesi. Öncesinde hatırlıyorum Dokuma Fabrikasıydı. Ve hatta müzenin bulunduğu bina fabrikaya ait bir kreşmiş fabrika kapanmadan önce. Eski bir kreş ancak bu kadar faydalı bir yapıya dönüşebilirdi sanırım.

 

 

 

Müzede birbirinden bağımsız odalar ve her odada ayrı bir tema bulunuyor. Pinokyo-Kukla Odası, Masalcı Nine (Canım Adile Teyze’nin sesi hakim odaya), Esnaf Sokağı, İstasyon Odası, Sınıf gibi her biri oyuncak ve geçmiş anılarla dolu sıcacık odalar. Müzenin çıkışına yakın Dünyanın İlk Misket Duvarını görebilirseniz. Oyuncaklar arasında oyuncakları gönderen bazı bağışçıların fotoğrafları da mevcut ki o siyah-beyaz fotoğrafların kıymeti de paha biçilemez. Müzede tarihi Eyüp Oyuncaklarına da yer verilmiş. Kimdir peki Eyüp Oyuncak? Anadolu’nun ilk oyuncak markasıdır. 1950’lere kadar yaklaşık 300 yıl boyunca oyuncak üretmiştir zamanın çocuklarına, çocuk kalanlarına. Tükürüklü Oyuncakçı Hasan Ağa, Darbukacı Halil Efendi ve Pişekar Küçük İsmail Efendi gibi ünlü ustalar yıllarca toprak, tahta ve deriden oyuncak üretti burada. Dönme dolap, el arabası, çek çek araba, aynalı araba, kaynana zırıltısı, şakşak, aynalı beşik, tahta kılıç, hacı yatmaz ve daha neler neler… O dönemde üretilen bazı oyuncakların örneklerini müzede görebilirsiniz.

 

 

 

Müzenin dışına da bir göz atacak olursak orada da apayrı bir çocuk dünyası var. Çocuk parkı ve bahçe düzenlemesiyle Antalya’nın güneşinde evlerinde tablet ve bilgisayarlara bağımlı yaşayan çocuklar için harika bir fırsat var. Çit yerine dikilen rengarenk kalemlere ve dallara verilen geyik şekline hayran kaldım.

 

 

 

Anadolu Oyuncak Müzesi hakkında söylenecek çok söz, anlatacak çok oyuncak var ama istiyorum ki fırsatınız olur, yolunuz Antalya’ya düşerse sizin gözleriniz de benim gibi her oyuncağın üzerinden heves, hasret ve heyecanla geçsin.

Daha fazla fotoğraf için sosyal medya hesaplarımıza göz atabilirsiniz.

 

 

Ankara doğumluyum. Bir anne, bir eş, özel bir kurumun da halkla ilişkiler sorumlusuyum. Okuduğunuz blogun da özgür ruhuyum (Serazad). 24 saatin bana yetmediğini, bir icat üzerinde çalışacaksam bunun kesinlikle zamanla ilgili olacağını düşünürüm. Evet sık sık da düşünürüm. Hayatı, evreni, Tanrı'yı, aklımın sınırlarını zorlayan derin meseleleri... 3.üniversite olarak Türk Dili ve Edebiyatı okuyorum.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*